@merhim71
Mariâ
Posts
626
Last update
2023-01-29 14:10:25

    “Dün metroda yaşanan sarıklı şalvarlı cübbeli beyefendiye yapılan ahlaksız olayı tam bir şer gibi gözüken hayır olayı oldu. Azılı din düşmanları, adaleti sadece kendine hak görenler hariç halkın çoğunluğu beyefendiyi savundu. Onun o vakarını bozmayışı gönüllerde taht kurdu.”

    “Sevmeyi değil, sevilmeyi önemsemeli İNSAN”

    ? Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. (5:54)

    ? Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı. (5:119)

    Farkedildiyse eğer, bu iki ayette de kullar, Allah tarafından sevildikleri için Allah'ı sevmekte, Allah kendilerinden hoşnut olduğu için O'ndan hoşnut olmaktadırlar.

    Yani, Hak sevdiği için sevilirken, halk sevildiği için sevmekte.

    Sevmeyi değil, sevilmeyi önemsemeli İNSAN 

     Sevildiysek eğer, sevebileceğimizi unutmamalıyız..

     Sevgisizlik, sevmeyi bilmemekten değil, sevilmeyi bilmemekten neşet eder. Alacaklı gibi değil, borçlu gibi sevmeli o hâlde! Ne kadar seversen sev borcunu ödeyemezsin. 

    Sevilmenin şükrü eda edilmez çnkü.

     Karşılıksız sevgi olmaz! Sevgi varsa, işin içinde sevmekten çok sevilmek vardır.

    ““RÂİN” DEMEYİN, “UNZURN” DEYİN! 2/ el-Bakara -104- Ey îmân edenler! “Râinâ” (bizi gözet) demeyin, “unzurnâ” (bize bak) deyin ve dinleyin. Kâfirler için acıklı bir azab vardır. *Sahâbiler, Hazreti Peygamber’in nasihatlerinden daha çok yararlanmak için ona, ‘Râinâ (bizi gözet)’, diyorlardı. Yahûdîler bu ifadeyi İbrânice’de hakâret ifade eden bir anlamda kullanıyorlardı. Bir başka yoruma göre ‘Râ'inâ‘ kelimesini, Arabçada ‘çobanımız’ anlamına gelecek şekilde ‘Râinâ’ diye okuyorlardı. O sebeple âyet, mü’minlerden; ‘Râinâ’ yerine yine, ‘Bize de bak, Bizi de gözet’ anlamındaki, ‘Unzurnâ’ ifadesini kullanmalarını istemiştir. Âyette, yanlış anlama çekilebilecek kelimeleri kullanmaktan sakınmanın âdâba uygun olduğuna işâret edilmektedir. Konu ile ilgili olarak ayrıca Nisâ sûresinin 46. âyetine bakınız. (Diyânet) -Birkaç anlama çekilebilecek tarizli (*) kelimelerden uzak uzak durulmasına bu mübârek âyette işaret var. *Tariz (a.i.c:tarizat);dokundurma (sözle), dokunaklı söz söyleme, taş atma. (Rûhu’l Beyân) Nisâ Suresi 46. Ayet Meali Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak “İşittik, karşı geldik”, “İşit, işitmez olası!” “Râ’inâ” derler. Hâlbuki onlar, “İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak” deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.”