@bizimred
life is good+18
Posts
266
Last update
2022-09-29 21:01:36

    Komşumuzla

    image

    Karıma bakıyorum. Şortunu çıkarırken, yavaşça muhteşem poposunu açığa çıkarırken izliyorum. Gergin ve taş gibi görünen harika kalçaları kapalı denilebilecek bir bikini tarafından gizlenmiş. Gömleği zaten çıkmış, yanında elbise yığını halinde ve büyük göğüsleri bikini üstü tarafından sımsıkı sarılmış. Verandadaki sandalyemde oturup içkimi yudumlarken, onun havuz kenarındaki şezlonga uzanmasını izledim.

    Eşim Ayla, güzel bir kadındır. Koyu renkte akan saçları, yeşil gözleri ve yumuşak kadınsı bir yüzü var. Vücudu düzgün ve kıvrımlı hatlara sahiptir, eskilerden klasik bir aktris gibi… Büyük doğal göğüsleri, dümdüz bir karnı ve her gün, her gördüğümde eksilmeyen bir şehvet duygusuyla sarsıldığım dolgun kalçaları var. Onu muhteşem göğüsleri ve kalçalarıyla görmek, beni her defasında heyecanlandırmayı başarıyor.

    Fiziksel olarak nefis bir kadın olmasına rağmen, eşim yapı olarak oldukça utangaç biri… Ayla'nın bastırılmış cinselliği onun aileden kaynaklı gelişiminin bir ürünü… Gerçekten üniversiteye kadar aşkı, fiziksel olarak  cinselliği pek tanımamış, neredeyse hiç yaşamamış. Orta ve lise boyunca süren çirkin ördek yavrusu yıllarıyla ilgili birçok hikaye anlattı bana…

     Ancak şimdi ona baktığımda, karımın böyle bir dönem yaşamış olması imkansız gibi görünüyor. Ayla iç yapısı olarak iyi niyetli, hümanist biri normalde… Fakat ayaklı bir seks spotu, bir uyarıcı ve gittiği her yerde farkında olmadan şehvet dolu bakışları üzerine çekiyor. 

    Aslında beni hayal kırıklığına uğratmakta üstüne yok. Böyle güzel ve seksi bir kadınla evliyim, ama ne kadar çekici olduğunu kabul etmiyor bir türlü… O kadar ısrar etmeme rağmen biraz daha serbest hareket etmeyi, biraz daha güzelliklerini sergilemeyi reddediyor. 

    Benim adım Timur. Ayla ve ben yirmili yaşlarımızın başındayız. Şehir merkezinde bir ticaret şirketinin finans bölümünde çalışıyorum ve Ayla da bir özel okulda öğretmen… Üniversitenin son sınıfında tanıştık ve birbirimize yıldırım aşkıyla tutulduk. Düğünümüz mezuniyetimizden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.

    İşlerimiz nedeniyle balayına çıkamamıştık. Bu yaz yurt dışındaki bir aile büyüğümüzün şehre yakın deniz kenarındaki dubleks yazlığında kalma şansımız oldu. İkimiz de çalışmaya devam ederken, aynı zamanda baş başa bir tatil yapabilmenin keyfini çıkarabiliyorduk. Mutluluğumuza diyecek yoktu.

    Ben sıcak havanın rehavetiyle karımın güzelliklerini izleyip düşüncelere dalmışken, Ayla bir anda kalkıp havuza atladı ve üstüme yağan sularla beni şaşkına çevirdi. Sonunda diğer ucunda ortaya çıkana kadar bir süre yüzeyin altında bir balık gibi zarif bir biçimde yüzdü. Bahçemizde çınlayan kahkahalarla benim ıslanmış halime bakıyordu.

    “Nerelere daldın öyle aşkım?” 

    “Yaramaz kız…” diyerek güldüm ben de… “Şimdi yanına geliyorum senin…”

    Ayağa kalktım, içkimi masaya koydum. Gömleğimi çabucak çıkardım. Oldukça ortalama bir yapıda, 1.75 boyunda ve yaklaşık 75 kilo ağırlığındayım. Özellikle kaslı değilim, ama tam olarak bir dal da değilim. 

    Yüzmeyi çok seven ve balık gibi yüzebilen karımdan biraz daha az zarafetle, koca bir fok balığı gibi kendimi havuza atıverdim. Bu da büyük bir su sıçramasına ve Ayla'dan  gelen bir kıkırdamaya neden oldu. Bir iki kulaçta karımın yanına gittim. Suyun içinde sarıldım. Islak dudaklarımız nazikçe kavuşurken birbirimizi aşkla öpmeye başladık.

     "Yarın çalışmak istemiyorum.“ diye bağırdı karım dudaklarını benden zorlukla kurtardıktan sonra… Narin su damlacıkları vardı dudaklarında… Pazarımız şimdiye kadar güzeldi, ama öğleden sonra saatleri bitiyor, hafta sonu tatilimiz hızla sona yaklaşıyordu.  Onu tekrar öptüm,

     "Ben de istemiyorum bebeğim.”

     "İkimiz de işlerimizi arayalım, kendimize bir gün daha ayıralım ne olur… Pazarlar yetmiyor bana..“  Tam biz suyun içinde öpüşüp koklaşır, konuşurken gür bir ses yayıldı ortalığa…

     "Hey  millet!”

     Komşumuz Burhan'dı seslenen… Ellili yaşlarda, kibar bir beyefendi. Oldukça iri, yaklaşık 1.95 boyunda kalın bir gövdeye sahip…  Yaklaşık yüz kiloya yakındı. Hepsi kas değil tabi, fakat yaşına göre bir erkek için kesinlikle çok iyi durumdaydı.

    Dost canlısı, neşeli biriydi, görünüşte zararsızdı. Karısı nadir görülen bir hastalıktan ölmüştü. Bir daha evlenmemiş, kabuğuna çekilmiş bir dul hayatı yaşıyordu. Bizimkine bitişik yandaki evde yaz kış tek başına kalıyordu ve biz tanıştığımızdan beri onunla iyi bir komşuluk ve dostluk ilişkisi geliştirmiştik.

     Mahalle içindeki diğer her ev bir çitle ayrılıyordu. Fakat bir sebepten dolayı bizim evlerimiz arasında çit yoktu. İki evin arasındaki sınır çim kesimindeki belirgin bir değişiklikle ayrılmıştı ve evlerimizi sadece biraz uzunca bir çim şeridi ayırıyordu. 

    Burhan erken yaşta emekliye ayrılmıştı ve görünüşe göre hep evinde bahçesinde çalışıyordu. Bahçesinin dizaynı, çimlerinin durumu, rengarenk çiçekleri kusursuzdu.

     "Hey komşum, nasıl gidiyor?“ diyerek yanıtladım bize doğru ilerleyen adamı… Ayla içgüdüsel olarak suyun altına girdi. Olması gerekenden daha az giyinik olduğunu düşünüp utanmıştı mutlaka…

    Komşumuz güneşten yanmış teniyle gülümseyerek geldi, elinde koca bir bahçe makası, alnındaki teri sildi. Çam yarması gibi büyük gövdesi öğleden sonra güneşinin ışığını kesintiye uğrattı, gölgesi üstüme vurmuştu.

     "Of, sadece küçücük bir bahçe diyorum ama… Hiç bitmeyen işleri öldürüyor beni, yoruldum.” Ayla ve bana bakarak durdu. 

    “Ooh… Siz ikiniz bu havuzun tadını çıkarıyorsunuz ne güzel… Burada yaşayan son çift yaşlıydı, hiç kullanmamışlardı havuzu… Ama bakıyorum,  siz çocuklar her zaman havuzdasınız.”

     Yanlış değildi, suda epey zaman geçiriyorduk.  Ben cevapladım gülümseyerek.

     "Buz gibi kokteyl yapmıştı bize Ayla, sen de ister misin? Epey yorulmuş görünüyorsun…“ Başını salladı,

     "Buraya gelirken bir iki sohbet ederiz demiştim. Sizin havuz keyfinizi bölmeyi istemem. Bundan nefret ederim ama… Çok iyi olurdu doğrusu, zahmet olmayacaksa…”

     "Saçmalama Burhan abi…" dedim adama, “Ayla bebeğim,  bir kadeh de komşumuza getirir misin?” diye ısrar ettim. 

    Komşumuzun görmeyeceğini düşünerek suyun altında kıçını okşadım. Hafifçe kızardı. Anlamıştım, adamın yanında kalçasına dokunmamdan hoşlanmamıştı. Yine de,

     "Tabii ki" dedi. “Hemen getireyim ben…”

     Ayla yavaşça merdivenlerden yukarı çıktı. Çıkarken iri göğüslerinden su damlaları akıyordu. Karım biraz utangaç biriydi dediğim gibi, ama üzerindeki pembe ve iki parçalı bir bikiniydi. Burhan o güne kadar karımın vücudunu hiç bu derece çıplak görmemişti.

    Burhan kibar bir erkekti, ama gördüklerinden hoşlandığı da açıktı. Ayla'ya bir iki kez baktığını ve pek de utangaç olmadığını fark etmiştim. Yine de normal karşıladım durumu… Çünkü Ayla’yı gören neredeyse her erkek aynı şeyi yapıyordu. 

    Karım hazırladığı içki kadehini ona verirken karıma ustaca ve aşağıdan yukarıya her santimini inceleyen bakışlarla baktı.

     "İşte kokteylimiz…“ diyen karım onun bakışları altında kızararak, fakat yine de pek rahatsız olmadığını ona gösteren bir tavırla kadehi uzattı.

     "Teşekkürler güzelim…” Burhan hazırladığı içkiyi nazik bir tavırla kabul ettiği için karımın adamı terslemekten kaçınmaya çalıştığını hissettim.

    Ayla tekrar suya atlayarak havuzda bana katıldı. Burhan da şezlonglardan birine oturdu. Biz suyun içinde, adam şezlongda bir süre daha içtik ve sohbet ettik. İçkisi bitince Burhan sonunda vedalaştı ve toplanıp bahçesine yöneldi.

     O gecenin sonunda Ayla ile üst kattaki yatak odamızda sevişiyorduk. Karımın sulu şeftalisinin içine sokarken onbeş santimlik aletimi aç bakışlarla izliyordu. Beni içine alırken usulca inledi. 

    Misyoner pozisyonunda sevişmeye devam ederken aklıma öğleden sonra yaşadıklarımız geldi. İçten içe kıkırdayarak Burhan'ın şimdi karımın bacaklarını ikiye ayırıp zevkten kendinden geçmiş halini görebilseydi ne düşüneceğini merak ettim.

    Komşumuzun karımı görme olayı aklıma gelince kısa bir panik yaşadım. Korkuyla sağımdaki pencereye baktım. Bizim yatak odası perdesi tam olarak kapalı mıydı acaba? Evimiz küçük bir yan avluya ve sonra komşu evin geniş yatak odası penceresine bakıyordu. Burhan’ın evinin yatak odası penceresi…

    Bir sitede oturuyorduk. Evler birbirine çok yakın ve aslında birbirinin tıpkısıydı. Garip bir tasarım gibi görünüyordu, gizliliğe önem verilmemişti planlanırken… Anlaşılan kendi gizliliğini pek umursamayan ve evin içinde sereserpe dolaşmayı seven Burhan’la bir avuç garip görüntü değiş tokuş etmiştik. 

    Bir iki denemeden sonra yatak odamızın perdesini sürekli kapalı tutar olmuştuk. Evler arasındaki yakınlık da, görünürlüğün ötesinde bir sorundu. Ayla orgazm sırasında çok yüksek sesle inler, hatta feryat ettiği bile olurdu. Burhan’ın onu kolayca duyabileceğinden emindim. Tutucu karımın uzun sevişmeler sonucu kendini kaybettiğini ve bir fahişe gibi bağırarak orgazm olduğunu öğrenmişti mutlaka adam…

    Orgazm deyince komşumuzu düşünmeyi bıraktım ve karımı becermeye devam ettim. Fakat komşumuzun bizim sevişme seslerimizi duyduğunu düşünmek, gündüz bikinili karıma attığı bakışlar fena tahrik etmişti beni… Nitekim fazla dayanamadım. Karımın istek yüklü inlemeleri, vajinasının kasılmalarıyla bir anda içine patlayıverdim. 

    Ayla küçülen aletimle içinden çıkarken yavaşça sızlandı. Seks yaparken bir kereyle kalmıyordum. Karıma seri orgazmlar yaşatabilirdim, ama ne yazık ki, bu gece içimden gelmiyordu. Beraber yaptığımız bir duştan sonra pijamaları giyip yatağa uzandık tekrar… Öğleden sonra olanlar tekrar aklıma geldi ve karıma dönüp sordum,

     "Burhan'ın bugün sana nasıl baktığını fark ettin mi?“ Ayla iç çekti,

     "Of, yine mi? Her zaman insanların bana baktığını düşünüyorsun zaten…" 

     "Çünkü bakıyorlar canım… Özellikle yandaki komşumuz…” Kızardığını gördüm,

     "Sanırım… Evet, biraz bakıyordu. Her zaman öğretmen kıyafetleriyle gördü beni… Bikinili görünce ilgisini çekmesi normal değil mi sence?“

     "Tatlım… Bikinili gördüğü herhangi bir kadın değil, sensin… Senin harika, seksi bedenin… Zavallı adam… Evde yalnız başına, kadınsız… Seni bikiniyle gördükten sonra gidip otuzbir çekmiştir mutlaka…” Ayla muzip muzip güldü ve omzuma vurdu.

     "Sapık…” dedi şaka yollu, “Pis sapık seni…”

     Birkaç gün geçti aradan… Burhan’ın karıma bakışları konusunda başka bir şey konuşmadık. Bir kaç kez ayaküstü sohbetlerimiz  oldu. O her zamanki samimi ve konuksever tavırlarıyla sıcakkanlıydı. Hatta arabayı park etmek için ihtiyacımız olan evin araba yolunu açmamda bana yardım etmeyi teklif etti.

     Burhan’la o konuşma sırasında Ayla'ya yönelik bakışlarını yakaladım yine… Göğüslerine odaklanan gözlerinde garip ve erotik bir parıltı vardı sanki… Eh, haksız sayılmazdı doğrusu… 

    Eşimin inanılmaz göğüsleri var. Bir çift füze sanki göğüsleri, doğal, kabarık ve bir santim sarkması olmayan memeler…  Bir ev hanımına, öğretmene değil de, sanki bir porno yıldızına veya egzotik bir güzelliğe ait gibi görünüyorlar.

     Bir hafta içi sabah işe gitmeden önce kahvaltı yapıyordum.  Aniden Ayla’nın çığlığını duydum. Ne oluyor demeye kalmadan merdivenlerden aşağı koşarak, çığlık atarak geldi. Kıpkırmızıydı yüzü ve acaip kızgın görünüyordu. Herhangi bir sakatlık olmadığına sevindim ama şaşkınlığım devam ediyordu.

     "Timur! Neden perdeleri açık bıraktın? Banyo havlusu kurutucuda ve ben banyodan çırılçıplak çıktım!“

     Çatal elimde kalakaldım. Neden bu kadar öfkelendiğinden emin değildim,

     "Tamam bebeğim… Ve…?”

     "Burhan tam oradaydı! Karşıda…. Hiç çekinmeden bana bakıyordu!“

     Neredeyse tostumun lokması boğazıma kaçıyordu ve bir cevap veremeden öksürdüm

     "Tüh, hay Allah kahretsin… Hava durumunu kontrol etmek için perdeleri açmıştım. Bugün şirketin bir müşterisini havaalanından alıyorum da… Üzgünüm bebeğim.” Karım ikna olmamıştı, sinirle bağırıyordu,

     "Umarım mutlu olursun! Komşumuz bugün çırılçıplak gördü karını… Adam senin karının her yerini gördü, her yerini…!“

     Ayla’nın tüm sinirine karşı kendime hakim olamadım ve güldüm. Zararsız, yaşlı biriydi Burhan ve eşimin çıplaklığının onun tarafından yanlışlıkla izlenmesi bence pek önemli değildi doğrusu… İşi şakaya vurarak yatıştırmaya çalıştım karımı,

     "Aşkım, olan olmuş artık… Bu kadar büyütecek ne var bebeğim? Eminim güzelliğinle komşumuzun gününü cennete çevirdin. Herhalde yılın en büyük iyiliğini yaptın adama… Hayatım, bu yaşta Burhan zararsız biri, bu kadar büyütme lütfen!” Dehşete kapılmış görünüyordu karım,

     "Bu senin için çok önemli değil, öyle mi! İnanılmazsın!“ 

    Fırtına gibi öfkeyle arkasını döndü bana, üst kata çıktı. İşe giderken arabamın yanında duran kırmızı yüzlü bir Burhan ile karşılaştım. Kekeliyordu,

     "Ya… Timur… Bak, gerçekten üzgünüm… Yatak odasındaydım, sadece öylesine baktım ve… Çığlığını duydum…”

     Kıkırdayarak onu durdurdum. Zavallı adam bu kadar ezilip büzülmesine gerek yoktu ki, alt tarafı bir kazaydı olan biten…

     "Burhan abi, bak… Tamam, senin dediğin gibi, kaza, bilerek yaptığın bir şey değil ki… O kadar önemli değil. “ Benim duruma nasıl tepki vereceğim konusunda hiçbir fikri olmayan Burhan rahat bir nefes aldı. 

    “Daha önce hiç başımıza gelmeyen bir şey, karım da aşırı tepki vermiş.” diye devam ettim. Ve omzuna dostça bir dokundum. Burhan utangaç bir tavırla başının arkasını kaşıyıp gülümsedi,

     "Valla, Timur… Anlayışla karşıladığın için teşekkürler… Ayla çığlık atınca adi bir cinsi sapık gibi hissettim kendimi inan… Bir de… Umarım söylememe aldırmazsın, ama sen çok şanslı bir adamsın.“

     Bunu söylerken biraz kızarmıştı, belki de biraz ileri gittiğini düşünüyordu. Yaptığı yorum beni şaşırttı, ama açıklanamaz bir şekilde beni heyecanlandırdı aynı zamanda…

     Özellikle karımın çıplaklığını gördükten sonra, onu çekici bulduğunu itiraf etmesi… Söyledikleri içimde garip duygular uyandırdı bir anda… Yani, bundan şüphelenmek başka bir şeydi, kendisinden duymak tamamen farklı bir şeydi. Bir sırıtmayla bana karımı beğendiğini söyleyen erkeğe cevap verdim,

     "Teşekkürler komşum… Biliyorum.”

    Eğer başka biri olsaydı, yorum beni kızdırabilirdi. Ama nedense Burhan’ın ağzından çıkan bu beğeni ifadesi nedense beni pek mutlu etmişti.

     O akşam işten erken döndüm ve bir çeşit özür dilemek için karıma sürpriz bir akşam yemeği hazırladım. Gerçekte pek o kadar üzgün değildim aslında… Hatta daha çok eğlendim diyebilirim ve eğer itiraf etmem gerekirse, komşumun bir erkek gözüyle karımı beğenmesinden garip bir gurur duymuştum.

     Ayla ön kapıdan içeriye girdiğinde biraz yorgun, ama her zamanki gibi güzel ve seksi görünüyordu. İlk başta benimle konuşmaktan kaçındı. Sabahın kızgınlığı devam ediyordu, ama sonunda güzel sofrayı, şarabı görüp içkilerimizi yudumlayınca sessizlik duvarı yıkıldı.

     "Üzgünüm aşkım, sabah sana bağırdım. Bunun bir kaza olduğunu biliyorum. Ama şeyy… Kendimi…  Adam bana bakarken kendimi çıplak hissettim. “ Güldüm,

    “Zaten çıplaktın karıcığım… Hem de çırılçıplak…”

    Sanki o anı tekrar yaşamış gibi kıkırdadı… Ben de güldüm. Bir dakika sessizce yemeğimizi yedik. Sonunda dayanamadım,

     "Burhan'ı bu sabah işe giderken gördüm” Hemen kızardı,

     "Ah Tanrım. Bir şey söyledi mi? Nasıl karşıladı acaba? Utandım, şu anda çok utandım.“

     "Çok özür diledi. Bilerek yapmamış ama sen çığlık atınca kendini sapık gibi hissetmiş. Çok önemli değil bebeğim.” Olayı küçümsemeye çalışıyordum. Durakladım, devam ettim. 

    “Aslında… Bana çok şanslı bir adam olduğumu söyledi.” Bunu söylerken karıma baktım, tepkisini merak ediyordum.

     "Ne diyorsun? Nefes alamıyorum şu anda…” Yanakları iyice kızarmıştı. Başını salladım,

     "Evet, öyle söyledi. İnanılmaz derecede güzel bir vücudun olduğunu ve bundan gurur duyman gerektiğini söyledi.“ 

    Son kısmı ben eklemiştim. Beyaz bir yalandı, ama tam olarak bu şekilde söylemese bile adamın karım için düşündüğü şey tam olarak buydu.

     "Sen ne cevap verdin peki!?” Bu soruyu heyecandan sesi kısılarak, zor nefes alarak sormuştu. Gülümsedim,

     "Ona ne şanslı olduğumu bildiğimi söyledim. Aşkım benim, gerçekten ben çok şanslı bir adamım. Senin gibi güzel ve seksi bir karım var.“

     Kızardı, ama bu sefer sadece utanç değildi yüzünü kızartan… Hayatında ilk kez başka bir erkeğin, benden başka bir adamın çıplak bedenine açıkça iltifat ettiğini duymuştu. Kırmızı yanaklarının gölgesinde bir ürperti, bir heyecan vardı.

     Dakikalar sonra geceyi bekleyemeden, tamamen azmış bir halde, yatakta çırılçıplak sevişmeye başlamıştık. Ayla’nın kadınlığı uzun zamandır hissetmediğim kadar ıslaktı ve benim erkekliğim bir kaya gibi sertti. Benim söylememe bile gerek kalmadan kovboy kızım sertleşmiş sikimin üstüne biniyordu. Zevkle inledim,  

     "Harikasın bebeğim… Amcığın sırılsıklam, çok ıslaksın.” İnledi, başını arkasına yasladı ve omuzlarımı tuttu.

     “Terbiyesiz…” diyerek inledi. “Evet öyle canım…Çok ıslak… Çünkü sen azdırdın beni… Çok zevk alıyorum şu anda…” Kendimi tutamadım ve şehvetinin kaynağı konusunda şaka yaptım,

     "Ben değil, Burhan’ın sikici bakışları azdırdı seni… Ama hoşuma gitti bu…  Bu kadar tahrik olman çok iyi… Bence Burhan'ın her gün senin çıplak bedenine bakmasına izin verelim.“ Sikimin üstünde yaylanırken göğsüme vurdu,

     "Kes şunu…” diyerek cümlemin arasına girmeye çalıştı. Tonu ciddiydi, ama kesmemi gerçekten istemiyordu bence… Dişleri kenetlenmiş, dudakları sımsıkı gerilmişti. Ben konuşmaya devam ettikçe daha bir delirdi sanki, zevkle inledi. “Ohhh…”

     “Ne? Eminim bu muhteşem memelere bir kez daha yakından bakmak isterdi. Belki biraz elleriyle tutmayı… Okşamayı…” Memelerini tekrar avuçlayıp parmaklarımın arasında sıktım, meme uçlarını sıkıştırdım. Karımın çok sevdiği hareketti bu… Deli gibi tahrik olurdu meme uçlarından…

     Yüksek sesle inledi, kalçalarını indirip aletimi sertçe içine kökledi. Sikimin üstünde inip kalkarken amından adeta sular fışkırıyordu.

     Dudaklarından dökülen iniltiler mahalleyi uyandıracak kadar yüksekti. Sonunda karımın amına boşaldığımda içine akan sıcak spermlerim karımın orgazm patlamasına neden oldu. 

    Fırtına bittikten sonra ikimiz de yavaş yavaş kendi dünyamıza, uykuya daldık, başka bir şey söylemeden…

     Bir kaç gün geçti ve hafta sonu yaklaştı. Cumartesi günü geç uyandım ve pencereden dışarı baktığımda kendime biraz kahvaltı hazırlıyordum ki… Sürpriz… 

    Bahçede Ayla ve Burhan'ın sohbet ettiğini gördüm. Eşim bizim bahçeye birkaç çiçek dikmişti ve Burhan ona yardımcı olmak için çiçeklere bakıyordu. Karımın üstünde mini mini bir etek ve yarım tişört vardı. Burhan’ın üzerindeyse her zamanki gibi bir tişört ve geniş, hasır bir şapkadan başka bir şey yoktu. 

    Karımla ikisinin etkileşime girdiklerini görünce içimde bir kıpırtı oldu. Burhan sadece birkaç gün önce karımı çırılçıplak görmüştü ve şimdi botanik hakkında tartışıyorlardı. Adamın iri yarı, güneşin altında parlayan kaslı azman gövdesinin  yanında çıtı pıtı, mini mini seksi karım öyle güzel görünüyordu ki…

     İkili sohbetin sonunda ayrıldılar, Ayla içeri girdi. Pencereden giren sabah güneşi hafif terlemiş cildinde parladı. Bana günaydın diyerek bahçede kullandığı eldivenleri çıkarırken ben hiç zaman kaybetmedim,

     "Onunla bir daha asla konuşamayacağını düşünmüştüm. Anlaşılan yanılmışım.“ Kızardı, yanıt vermedi bana, dudaklarında muzip bir gülümseme… 

     "Ee? Nasıl başladı? Senin için biraz garip olmalı… Adam seni çırılçıplak gördü bir iki gün önce…”

     "Evet! İlk başta zor oldu ama…“

     "Neler dedi?” Konuşurken kıpır kıpırdı, yüzündeki kırmızılık devam ediyordu,

     "Hiçbir şey… Bilmiyorum. Sadece geldi ve çiçeklerin bakımıyla ilgili yardım teklif etti, bir iki püf noktası anlattı…“

     Bir bardak su almak için buzdolabına gitti. Bir yudum aldıktan sonra bana baktı,

     “Açıkçası garip hissediyorum.” diye devam etti. “Geçen gün için özür diledi, ama ona benim hatam olduğunu söyledim.” Cildi biraz daha kızardı,

    “Bana şaka yaparak her sabah uyandığında pencereye baktığını söyledi. Kaçırmamak için kahve içmeyi bırakabilirmiş.” Şaşırmıştım Burhan’ın cesaretine, yine de güldüm,

      “Bak sen! Ne kadar kibar, centilmen bir erkek… Gördün mü aşkım? Seni çırılçıplak görmesine rağmen, adi bir maganda gibi asılmıyor sana… Bence endişelenecek bir şey yok. Sen ne cevap verdin ona?”

     "Şeyy… Hiçbir şey… Sanırım… Sadece güldüm sanırım, bilmiyorum. O konuda bu kadar konuştuk sadece…“

     Bir an sessizlik içinde oturduk ve devam etti, “Biliyor musun, senin böyle bir tepki vermene şaşırdım”

     "Bir tanem, Burhan bir pislik değil, kötü bir amacı yok. O bizim zararsız ve yaşlı komşumuz.“ Onunla biraz daha şakalaştım, üzerine gittim, karımı kucaklayıp kollarımda sıktım. “Ve bu benim hatam değil,  çırılçıplak kendini gösteren sensin.”

     "Ne düşündüğümü biliyorsun!  Sanırım sen bundan hoşlanıyorsun. Sanki beni seyretmesinden haz duyar gibisin!“ Yutkundum bir an,

     "Evet canım… Senin güzelliğini başkalarının da görmesi hoşuma gidiyor, hepsi bu… Herkes sana hayran kalıyor. Gurur duyuyorum.” Bir sonraki yorumumu çok düşünmüştüm aslında, “Biliyor musun? Sanırım senin de bir parçan onu tahrik etmekten hoşlandı.”

     "Timur!“

     "Dur Ayla, hemen itiraz etme canım… Bu çok önemli değil… Sana yıllardır vücudunu biraz daha göstermeni söylüyorum, sen güzel bir kadınsın. Sonunda olayı yakaladığına sevindim.” Güldüm, onu belinden sarıp iyice kucağıma çektim.

     "Bu kadar dramatik olmayı bırak ve bana bir öpücük ver.“ Derin ve istekli öpücüğünü verirken düşüncelerime pek karşı çıkmadığını hissettim.

     Başka bir etkinlik olmadan bir hafta geçti ve kendimizi başka bir tembel pazar keyfi yaparken bulduk. Bazı arkadaşlarımızla öğleye doğru bir brunch için dışarı çıkmıştık ve yemekten sonra eve döndüğümüzde çok fazla içmiş durumdaydık. 

    Öğleden sonrasının rehaveti bir yandan, içtiğimiz içkiler bir yandan,  oldukça sarhoş bir vaziyette koltukta birbirimize sarılıp uzanmıştık.  Ayla sızlandı,

     "Evin içi çok sıcak kocam… Ben havuza girmek istiyorum.“  

     "Öyleyse havuza gidelim bebeğim… Yaz bittiğinde havuzumuzu çok arayacağız. Her fırsatı değerlendirelim.” Ellerimle memelerini kavramış, boynunu öpücüklere boğuyordum bunu söylerken…

     Kıkırdayarak ellerimden kurtuldu ve üstünü değiştirmek için üst kata fırladı. Biraz sonra pembe bikinisini giymiş olarak geri döndü.

     "Hayır, istediğim bu değil canım. Sana Mykonos gezimizde aldığım bikiniyi giymiyorsun. O kadar para verdik. Çok pahalıydı ve giydiğini pek görmedim.“

     Yüzü kırmızı bir renkle parladı, ama hiçbir şey söylemedi. Bir an için birbirimize baktık ve yavaşça döndü, yukarı çıktı.

     Gergin bir şekilde geri döndü. Güzel göğüsleri inanılmaz derecede ince bir siyah kumaş tarafından zar zor gizlenmişti. Etrafında döndü ve dipdiri kalçalarının bikini altı olan G stringi tamamen yuttuğunu bana gösterdi. Neredeyse hiç bir şey giymemiş gibi görünüyordu. Mükemmeldi. Ama karım benimle aynı fikirde değildi. O güzel etli dudaklarını büzerek,

     "Ben bununla dışarı çıkıp havuza giremem aşkım…”

     "Evet, yapabilirsin. Bu bir bikini canım, insanların dışarıda giymeleri için özel olarak üretildi.“

     Zaten birkaç içki içmemiş olsaydı, teklifimi asla kabul etmezdi. Ama dışarıya doğru ilerledi. Kayan cam kapıyı açarken heykelimsi çıplak bedenine hayranlıkla baktım. Bahçe boyunca koştu ve acele hareketlerle havuza atladı.

    image

     Ben de üstümü değiştirmek için telaşla yukarı çıktım. Tekrar aşağıya inip havuz kenarına geldiğimde Burhan'ın Ayla ile sohbet ettiğini gördüm. Suyun kırılması, karımın güzel vücudunun bir kısmını gizlemek için iyi bir iş çıkarmıştı, ancak yine de çok fazla giyinmediği  apaçık görünüyordu.

     Karımın yüzünde beni dinleyip bu minicik bikiniyi giydiği için belirgin bir pişmanlık vardı. Burhan yanlarına yaklaşınca beni görüp selamladı,

     "O, merhaba Timur… Ayla'ya benim ünlü sarhoş ayıltan içeceğimden bir iki bardak isteyip istemediğini soruyordum. Bugün alkol sınırını biraz aştığınızı söyledi de…” Kıkırdayarak başımı salladım,

     "Ya, sorma Burhan abi… Arkadaşlarla bir araya gelince işte, biliyorsun. Yanlış izlenim edinmeni istemiyorum. Gerçekten ağır içiciler değiliz normalde… Ama burada Bodrum’da tatilde gibiyiz. Son zamanlarda herhangi bir bahane bulunca Pazar günleri çıldırıyoruz.“

     "Pazar günleri sizin dinlenmeniz ve yorgunluk atmanız için zaten… Mutlaka eğlenceli geçmeli…”

     "Evet, biz de öyle yapıyoruz.“ Gülümsedim,   “Sanırım senin içki teklifini kabul edeceğim. Sen Ayla?” Karım da omuzlarını silkti, gülümseyerek.

     "Bu güzel Pazar günü başım ağrıyor çok fena, ben de istiyorum.“ dedi.

     "Harika.” Burhan bizimle paylaşabileceğinden çok memnun görünüyordu, “Sadece içkinizi hazırlamak için mutfakta biraz yardıma ihtiyacım var. Sakıncası var mı Timur? Benimle gelir misin?”

      Bunu yapmama neden olan içimdeki dürtüden emin değildim. Ama bu güzel pası taca atmamaya karar verdim. Evet, bunu yaptım. Başımı kaşıyarak,

     "Kahretsin yaa…. Müşterimize bir belge göndermem gerektiğini hatırladım şimdi… Bebeğim, neden Burhan'a sen yardım etmiyorsun? Ben hemen dönerim.“

     Doğrudan Ayla'ya bakmaktan kaçındım, ama ölümcül bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum. Başka bir şey söylemeden dönüp içeri girdim. Cep telefonumu çabucak buldum ve yazıyormuş gibi davrandım. 

    Bu arada olan biteni görebilmek için pencereye doğru yürüdüm. Beklenti içinde aptal gibi gülümsüyordum. Pencere aralıktı ve kendimi göstermeden dışarıda, verandada olanları görebilecek ve duyabilecektim. 

    Ayla endişeyle sudan çıkarken, güzel kıçını pencereden tam ekran izledim. Karımın ıslak ve minik bikini üstü,  iştah açıcı ve büyük memelerini kapatamamış vaziyetteydi. Meme uçlarının ıslak kumaştan parmak gibi kabardığını evin içinden bile görebiliyordum.

     Burhan da, havuzdan ağır hareketlerle çıkan karımın üzerine ne giydiğini net bir şekilde görebiliyordu şimdi… Ayla’ya baktığında gözleri genişledi, hayranlıkla bakakaldı, ama sonra kendini çabuk topladı.

     “Vayy… Bikinin çok güzelmiş Ayla… “ dediğini duydum.

     Ayla kızardı, cevap verirken kekeledi. Hızla şezlongdan aldığı havluyla kendini kuruturken güneş ışığında parlayan harika bedenini izledim.

     "Te… Teşekkürler Burhan. Timur ille de bunu giymemi istedi.”

     Bahçede Burhan’ın evine, bizim havuza bakan salonun sürme kapısına doğru yürümeye başladılar. Karım önden yürüyor, Burhan onu takip ediyordu, gözleri karımın hareketli kalçalarına dikilmiş vaziyetteydi.

     “Eh, kocanı tebrik ederim o zaman… Timur ağzının tadını kesinlikle iyi biliyor.”

     Yaptığı biraz ahlaksızca yorumdan sonra sırıttığını gördüm. Garip bir heyecanla baktım. Komşumuzun evinin kapısında kaybolurken, eşimin kıçının ileri geri sektiğini, olduğum yerden baktığımda neredeyse çıplak olduğunu gördüm

     Bizim mutfak penceresinden baktığımda komşunun salonunu bir hayli geniş olan sürme kapıdan görebiliyordum. Ayla adamın etrafında dolaşıp duruyordu, Burhan'ın amerikan mutfakta dolaptan malzemeleri almasına ve votkayı karıştırmasına yardım ediyordu. Adeta bir seks ilahesi gibi görünüyordu.

     Artık söylenenleri duyamıyordum, ama Ayla ve Burhan gülmeye başladılar. Gördüğüme inanamıyordum. Yarı çıplak, hatta kasıklarını örtemeyen ve kalçalarının arasında kaybolan minicik bikini altını saymazsak çırılçıplak sayılabilecek olan güzel eşim, komşumuzun mutfağında rahatça dolaşıyordu.

     Çıplaklığına pek aldırmıyor gibiydi karım… Ve sarhoşluğumuzu giderecek içkiyi hazırlayan Burhan’ın gözleri karımın üstünden ayrılmıyordu. Çok heyecan verici bir manzaraydı ve ne kadar tahrik olduğumun farkına varmak beni şaşırttı.

     Olayın nereye varacağını dehşet merak ediyor, heyecandan titreyerek bekliyordum. Bir şey olmadı. Çok geçmeden hazırladıkları içkiyle evden çıktılar ve ikisi de bizim havuz başına doğru yürümeye başladılar. 

    Yine karım öndeydi ve elinde cam sürahiyle hemen arkasından gelen Burhan’ın gözü karımın çalkalanıp duran kalçalarından ayrılmıyordu. Telefonumu kanepeye attım ve havuz kenarında onları karşıladım.

     "Kusura bakmayın çocuklar, yardım edemediğim için üzgünüm.“

     İkisiyle de konuşuyordum, ama özürüm aslında Ayla içindi. Onu yarı çıplak bir vaziyette elin adamıyla yabancı bir eve göndermiştim. Bana öfkeyle baktı. Bir yandan da varla yok arası bikinisinin içinde daha rahat göründüğünü fark ettim. Artık kendini örtbas etmek, çıplaklığını saklamak için pek telaş etmiyor gibiydi…

    image

     "Endişelenme Timur.” dedi Burhan, sürahiyi masaya yerleştirirken gülümsedi, “Bana bikinisiyle yardım eden güzel bir kadın varken işten şikâyetçi olduğumu asla duyamazsın benden…” dedi.

     Ayla derinden kızardı ve kıkırdadı,

     "Ah siz erkekler… Hepiniz de aynısınız doğrusu… Sanırım bikinili kadınlarla ilgili hep aynı şeyleri düşünüyorsunuz… “

     Burhan'ın ona iltifat etmesini duymak benim gibi onu da çok mutlu etmişti ama görünüşe göre Ayla'nın bizim hayran bakışlarımızdan havuz suyunun korumasına kaçmak için acelesi var gibiydi. Hemen kaçmasını engellemek için karımın elini tuttum.

     "Ama sen başkasın bir tanem, kendini diğer vasat kadınlarla bir tutma lütfen… Burhan, bu güzel bikiniyi giymesi için karımı ikna etmem gerektiğine inanabiliyor musun?”

     "Biliyorum arkadaşım… İçeride epey sohbet ettik de… Karın bikiniyi senin zorunla giydiğini söyledi. Ama iyi ki ısrar etmişsin. Bunu yaptığın için çok mutluyum. İkiniz de beni çok mutlu ettiniz.”

     Ayla'nın gözleri bizim konuşmalarımızı duydukça irileşti, yanakları kıpkırmızı oldu ve utanmasına neden olan erkek sohbetine engel olmak için araya girdi,

     "Hey! Ben buradayım beyler! Timur aşkım…  Beni utandırıyorsun!“ Elimden kurtulup kendini suya bırakmıştı bunu söylerken, çıplaklığını bizim gözlerimizden saklamaya çalışıyordu.

     Burhan kıkırdadı ve yaptığı içkiden bana bir bardak uzatırken karıma yanıt verdi,

     "Ayla, canım… Bir erkek gözüyle söylüyorum, bence vücudun hakkında utanacak hiçbir şeyin yok. Eminim Timur da benimle aynı fikirde…”

     Burhan bana bakarak gülümsedi. Derin bir yudum alırken başımı salladım onaylayarak… Sabah arkadaşlarla aldığımız alkolün verdiği rahatlık, arka bahçemizdeki ortam üzerinde kaygısız bir etki yaratıyordu. Soda ve limonla yaptığı içki boğazımdan aşağı kaydıktan sonra cevapladım adamı,

     "Evet, bence de öyle Burhan… Kusursuz bir güzel benim karım… Lanet olsun, bu senin içecek çok iyi arkadaş…“ diye ekledim.

     "Teşekkür ederim efendim, yıllardır yapıyorum bunu, akşamdan kalmalara çok iyi gelir.”

     Sonra suyun içinde duran karıma bakarak ona da bir bardak doldurdu ve kenarda diz çökerek içmesi için uzattı. Ayla hızlı bir yudum aldı içkiden, tadı onun da hoşuna gitmişti,

     "Vay canına. Gerçekten iyi… Beraber yaptık ama ben bunun tarifini yazayım bir kenara…”

     Burhan başını salladı kendinden emin… Havuz kenarında yukarıdan bakıyordu kenara tutunmuş, içeceği yudumlayan karıma… Minik bikininin içinde yukarıdan baktığında harika bir görüntü sunuyor olmalıydı karım…

     Burhan kendinden geçmiş gibi karımın dudaklarına ve kim bilir nerelerini görüyorsa, oralara dikkatle bakıyordu ki, başını kaldırınca benim onlara baktığımı fak etti. Hoşgörüyle gülümseyerek karıma bakmasına aldırmaz bir tavırla kadehimi onlara kaldırıp koca bir yudum aldım hazırladığı içkisinden… 

    Burhan da doğrulup kendi kadehini doldurdu. Üçümüz arka bahçede, karım havuzun içinde, biz erkekler şezlonglara yerleştik ve alkol kaynaklı bir rahatlama havasına girdik. Burhan su kenarında otururken nihayet ben de kalkıp havuzdaki eşime katıldım. 

    Konuşma konularımız işten spora ve eğlenceye değişti. Burhan’ın akşamdan kalmaya karşı içecek bitti, bizim kokteyl stoğundan tekrar alkol almaya devam ettik. Sonunda üçümüz de bir hayli çakır keyif olmuştuk.

     Ayla görünüşe göre üzerindeki açık saçık bikiniyi ikinci cildi gibi benimsemişti. Biz şezlonglara kurulmuş keyif çatarken karım Burhan'ın delici bakışlarına aldırmadan suya girip çıkıyordu. Komşumuzun sarhoşluğu biraz daha artmıştı sanki… Karıma bakışları daha da belirgin hale geldi.

     Artık ne benden çekiniyordu, ne de karımdan… Ayla’ya baktıkça gördüğü şeyleri kesinlikle seviyordu adam… Zevkten dört köşe olmuştu.

     Ayla havuzdan çıktı, evden bir tepsi peynir ve kraker, atıştırmak için bir şeyler getirdi. Parıldayan cildiyle vücudu bana doğru eğildiğinde doğrudan fütursuzca sergilediği büyük göğüslerine baktım. Dayanamadım ve yüksek sesle bir iltifat dudaklarımdan kaçtı,

     "Offf… Harikasın bebeğim. Şu koca memelere bak. Isırırım ben onları…“

     "Timur…! Misafirimiz var! Ahlaksız herif…” Ayla yüzünde utanmış bir bakışla gülümseyerek beni azarladı. Burhan'a doğru döndü.

     Burhan söylediklerimi duymuş ve karımın nerelerini beğendiğimi o da kendi gözleriyle görmüştü. Karım ona tabağı uzatırken göğüslerine baktı. Hayran hayran, gözlerini karımın memelerinden ayırmadan,

     "Timur'la aynı fikirdeyim Ayla…  Senin iki zirve şu anda normallerin dışında… Olağanüstü…” dedi. Kelimeler ağzından kaçtıktan sonra kızardı, yaptığı yorumun uygunsuz olabileceğini fark etmişti. “Çok pardon, haddimi aştım galiba…” dedi.

     Ayla, yanakları kıpkırmızı ve utanmış durumdaydı. Fakat iki erkek tarafından beğenilmekten ve arzu edilmekten hoşnut olduğu o kadar belliydi ki… Burhan’a  ve memeleri için yaptığımız iltifatlara biraz yumuşak bir tepki gösterdi,

     "Tamam, hepsi bu kadar! Hadi bakalım, herkes suya…” diyerek kendini havuza attı.

     Burhan ve ben de aynı anda bir kahkaha attık. Neşe içinde gülüyorduk. Benim şezlongum havuzun yanı başındaydı ve Ayla elimden tutarak beni suya çekiştirdi. Ben de havuza daldım, gülerek karımı kucakladım, suyun içinde oynaşmaya başladık.

     Biraz yorulunca Burhan’ın yanı başında havuz kenarında tutunduk, şezlongda oturmaya devam eden Burhan’la sohbete devam ettik. 

    Bir ara sessizlik oldu. Kimse konuşmuyordu. İki erkek karımı süzüyorduk. Burhan çaktırmadan, bense apaçık, sikecek gibi bakıyorduk karıma… Ayla aniden Burhan'a zor bir soru sorana kadar hepimiz bir müddet sessizlik içinde durduk.

    image

     "Neden havuzda bize katılmıyorsun Burhan, sudan korkuyor musun?“ Burhanın ağzının yarısı peynir ve kraker doluydu. Zorla onları yuttuktan sonra,

     "Valla, havuzda giyebileceğim bir mayom yok Ayla’cım… Aslında bir mayo sahibi olduğumu bile hatırlayamıyorum.”

    “Sen de altsız gir öyleyse Burhan…” diyerek bir kahkaha attım. Diğerlerine de komik geldi teklifim, onlar da güldüler. Gülmesi bitince,

    “Yok artık sen de…” dedi koca adam… Aslında teklifimin çok hoşuna gittiğini, biraz üstelesem, hatta Ayla eh dese, bayıla bayıla yapacağını, çıplak vaziyette bize katılacağını biliyordum içten içe…

    “Ne var canım… İnsanlar çıplaklar kampında nasıl dolaşıyorlar, görmedin mi hiç? Tanrının yarattığı bedenimizden niye utanacakmışız ki… Ayla’ya baksana… Bir avuçluk bez parçasının arkasına güzelliğini saklıyor.”

    “Burası çıplaklar kampı değil ki canım…” dedi Ayla da… Dudaklarının kenarında şuh bir gülümseme vardı.

     Usul usul Ayla'nın arkasına yanaştım, belinden tuttum. Birkaç dakika sonra suyun içinde vücutlarımızın teması beni kendimden geçirmişti bile… Onu istiyordum. Taş gibi olmuş sikimi kalçalarının arasından ona dayadım ve kenarda oturan erkeği umursamadım.

     Karımın diri güzelliğinden ve içkilerden sarhoş, saçma bir şekilde karımın diğer erkeği etkilemesini ve Burhan'a yeni bir gösteri yapmasını istiyordum.  

     "Çıplaklar kampı değil ama… Ne var sanki… İki santim bikini zor örtüyor memelerini, geri kalanı meydanda işte… Hadi çıkar gitsin onu da… Hatta şimdi üstünü çıkarıp atarsan gerçekten hoşuma gider aşkım…“ Bana döndü, tıslayarak,

     "Saçmalama Timur…” dedi. Sonra da fısıldayarak, “Burhan tam karşımızda… Kes artık şunu… Yapma… Delirdin mi sen?”

     Sinirlenmesine rağmen isteğimi duyunca gözlerindeki heyecanı, dudaklarının titreyişini görebiliyordum. O da istiyordu bunu aslında… İki erkeği birden delirtmek hoşuna gidiyordu kahpenin…  Kasıklarımı onun kalçalarına iyice bastırdım,

     "Hadi bebeğim. Vur onu… Memelerini çıplak görsün… Böylece biraz eğlenelim.“ Ayla gözlerinde şehvetle bana baktı ve fısıldadı,

     "Güzel… İstediğin gibi olsun, yapayım. Ama sonra pişman olursan bana kızma.”

     Kollarımın arasından kaydı, suyun altına çöktükçe, donup baktım. Oh tanrım… Çılgınca bulmasına rağmen isteğimi yerine getiriyordu karım… Üstünü yavaşça çözdü ve az sonra ince siyah bikinisi suda yüzüyordu.

     Sikim manzarayı görünce çatlayacak gibi oldu. Tamam, artık budur derken, onu suda daha da derinlerde oynarken gördüm. Aniden başka bir grup siyah kumaş su yüzeyinde belirdi. Eşim G string kıvamındaki bikini altını da çıkarmıştı!

     Bikiniyi suyun yüzeyinde görünce dikleştim ve Ayla alay edercesine bakışlarla bana baktı. Benimle beraber komşumuz da izliyordu bizi, hayretle açılan gözlerle bize bakıyordu. Yeni çıkardığı bikinisini avucunun içinde topladı karım… Kolunu kaldırarak sertçe bir hareketle Burhan'a fırlattı.

     "Mayom yok diye kendini üzme Burhan… Senin için bir mayo buldum!“ diyerek şuh bir kahkaha attı.

     Gözlerime inanamadım! Burhan da öyle… Islak kumaş göğsünde ıslak bir şaklamayla patlamış, karımın ani hareketi onu hazırlıksız yakalamıştı. Burhan’ın yüzü karımın şimdi suyun içinde çırılçıplak olduğu bilgisiyle aydınlanıvermişti. Bikiniyi tuttu, şaka yollu şortunun cebine tıktı.

     "Hatıra olarak alıyorum!” diye bağırdı. “Bunu giyemem, çünkü bana küçük gelir, malzemem seninkinden çok fazla…” 

    Gözlerini karımdan ayırmadan bir kahkaha patlattı.  Adam zekâ olarak epey hızlı ve hazırcevaptı. Aslında küçük oyunumuzu oynamaya başlamadan önce onu bu kadar küçük görmemeliydim.  

    Burhan’ın cebine tıktığı bikini yüzünden karım havuzdan bir şekilde çırılçıplak bedeniyle çıkmak zorundaydı. Ayla ve ben de güldük, ama şimdi havuz başında ortamı saran bir erotizm havası vardı.

     Burhan çabucak boş kadehini tuttu, şakacı bir gülüşle şikayet edercesine elinde salladı. Kadehin içinde yanlara vuran buz parçalarının şıngırtısı duyuldu.

     "Kadehim boşaldı yine… Biri kadehimi yeniden doldurmalı…”

    “Şişe masanın üstünde dostum…” dedim cevabını bilerek…

    “Ben koyardım, ama şu anda çok rahatım. Hareket etmekten de nefret ediyorum. Ayla… Sen yapabilir misin?“

     Ayla bana baktı. Adam havuzdan çıkmasını ve ona içki koymasını istiyordu. Böylece çırılçıplak karımı doya doya görebilecekti. Karımın yanakları kızarmış, gözleri yarı kapanmıştı. İçtiği alkol ve olaylarla uyarılması onun üzerinde bomba etkisi yapıyordu. 

    Sorar gibi bakıyordu bana… Dudaklarımı büküp kararı ona bıraktığımı belli ettim. Ne isterse yapabilirdi karım…Bana “Bunu sen istedin” dercesine omzunu silkti.

    “Tamam beyler…” dedi sonra… “Madem misafirimiz içki istiyor, evin hanımı olarak benim vermem lazım sanırım…”

     Yavaşça havuzun merdivenlerinden çıkarken muazzam bir uyarılmayla onu izledim. Büyük göğüsleri şimdi serbestçe sallanıyor, güzel solgun ve uyarılmış meme uçları öğleden sonra güneşinde son derece güzel görünüyordu.

     Burhan’ın gözleri ve ağzı bir karış açılmış durumdaydı, o da karımı izliyordu.  Ayla havuzdan tamamen çıktığında muhteşem kıçından su damlaları süzülüyordu ve döndüğünde tüysüz kadınlığının bir anını yakalayabildim.

     Hayatımda hiç bu kadar uyarılmamıştım. Karımın tutumundaki değişime inanamıyordum. Sadece haftalar önce hayal edilebilecek en çekingen ve tutucu kadınlardan biriydi. Şimdiyse burada, havuzumuzun etrafında, yabancı bir erkeğin yanında tamamen çıplak dolaşıyordu.

     Ben ve komşumuz şehvetli gözlerle karımın vücudunda şölen yaptık. Alkolün kısmen suçlanacağını biliyordum, ama sürekli karımı buna yönlendirmem yüzünden ben de suçluydum aslında…

     İki erkek, küçük arka bahçede seksi ve tahrik bombası bir şekilde yürüyen karımı şaşkın şaşkınlıkla izledik. Burhan’la beraber onun evinde hazırladığı karışımın sürahisini masadan aldı ve eğilerek ona geri döndü. 

    Büyük göğüsleri öne eğilerek vücudunun hatlarını daha da seksi bir hale getirmişti. Doldurup yanındaki sehpaya bıraktığı adamın içki kadehini tekrar tuttu, dudaklarına götürüp onun içtiği kadehten kocaman bir yudum aldı. 

    Görünüşe göre alkolden değil cinsel uyarılmayla sarhoştu. Dudaklarını Burhan’ın kadehinin kenarlarında dolaştırırken pembe dilini çıkarıp ucuyla kadehe dokundu,

     "İşte böyle Burhan…“ dedi. 

    Son derece tahrik olmuş görünüyordu karım…Tüysüz parlak kadınlığı kabarmıştı, meme uçları dikilmiş, dudakları arzuyla aralanmış…

    Sonra kadehi bırakıp bir hamlede kendini balıklama havuza atıverdi. Birkaç kulaç attı suda, sırt üstü uzanıp ıslak vücudunun çıplaklığını, iri memelerini, kasıklarının arasındaki dudakları kabarmış amcığını meydana çıkardı.

    image

     Burhan kendini tutamadı, ağzı açık kalmıştı.

     "Lanet olsun! Harikasın Ayla…!”

     Yaşadıklarına inanamayan gözlerle dönüp bana baktı. Sadece gururla gülümsedim. Ayla suyun üzerindeki gösterisini bitirip yavaşça bana geri döndüğünde ona aval aval bakmaya devam etti. 

    Karımla hiç bu kadar gurur duymamıştım. Bu yüzden gülümseyerek aç bakışlarla karımı izleyen adama baktım.

     "Ne düşündüğünü biliyorum Burhan… Ben şanslı bir adamım.“

     Bunu söylerken suyun içinde yanıma gelen karıma sımsıkı sarılmıştım. Ayla beni öfkeli bir tutkuyla öptü. Dudaklarımız birbirini emiyor, dillerimiz birbirini okşuyordu hırsla… Karımın şehvetle dolu olduğunu biliyordum. Boynuma ve kalkmış sikimi kasıklarına gömerek sımsıkı sarılırken, kulağıma fısıldadı,

     "Ohh… Bebeğim… Şu anda çok azgınım.”

     Aynı anda biraz çekilerek elini aramıza soktu, içgüdüsel olarak suyun altında şortuma ulaştı.  Benim önü kabarık şortun belinden içeri soktu elini ve sertleşmiş sikimi parmaklarıyla kavradı. Tam bir şok yaşıyordum. 

    Elleriyle suyun altında çekiştirerek şortumu aşağıya indirdi sonra… Ben de onun gibi çırılçıplaktım havuzun içinde… Sikimi narin parmaklarıyla sıvazlamaya, okşamaya devam etti gözlerimin içine bakarak…

     Ben de en az karım kadar uyarılmanın ötesine geçmiştim. Aynı zamanda aklım da karmakarışıktı. İçgüdüsel olarak kasıklarımı ona doğru itmeye başladım. Karımın kalçalarını pençelerimle tutup kepçelerken bacaklarını da belimin etrafıma sardım.

     Burhan'ın orada olduğu ve bizi izlediği gerçeğine aldırmıyordum bile… Şehvet her yerimi sarmıştı, sikim taş gibi olmuş, zonklamaya başlamıştı. Bizi pür dikkat izleyen bir erkek seyircimizin dahil olduğu bir seks yaşanacağı düşüncesi iliklerime kadar tahrik ediyordu beni…

     Karımı havuzun bir duvarına doğru götürdüm. Sırtını duvara dayarken bir elimle alttan kıçını tutup onu destekliyor, bir elimle havuzun kenarına tutunuyordum. Ve hiçbir şeye aldırmadan karımın amcığına daldırıverdim sikimi…

     Karımı becerirken çıplak vücudunu neredeyse yarıya kadar sudan dışarıya çıkarmış vaziyetteydim. Büyük zevk girdabına kapılan karım da dikkatsizce inlemeye, zevk feryatları koparmaya başladı.

     İkimiz de şehvetimizde kaybolduk. Kenarda bizi izleyen komşumuzla ilgilenmiyorduk bile… Bu bir riskti elbette, fakat kendimizi risklerden uzaklaştırmak için hiçbir şey yapmamıştık. O anda sadece ikimiz vardık, tutkulu cinsel organlarımız vardı… Birbirlerine kavuşması gerekiyordu onların ve biz de bunu yapıyorduk.

    Ayla beni şaşırtarak çığlık atıncaya kadar tutkulu seksin zirvelerinde kendimi kaybettim. Durmadan gidip geliyordum karımın amında…

     "Ah! Aman Tanrım!“

     Sola, havuz kenarına ve daha da özel olarak Burhan'a bakıyordu.

     Baktım ben de… Onun baktığı yere bakınca, komşumuzun varlığını hatırladım. Ve onu gördüğümde ilk pişmanlık ve utanç duygularımı hissettim.

     Burhan, ben eşimle sevişirken kenardaki şezlonga oturmuş bizi izliyordu. Yine de Ayla’yı şok eden şey yabancı bir erkeğin bizi sikişirken izlemesi değildi.

     Karımı şok eden şey, hiç utanıp çekinmeden kendini açığa vurması ve sanki özel banyosundaymış gibi mastürbasyon yapmasıydı. Ancak bunun ötesinde, Burhan'ın büyük bir zevkle asıldığı erkeklik organının endişe verici bir boyutta olmasıydı.

     Komşumuzun elindeki penis muazzamdı. Belki yirmibeş otuz santim uzunluğunda ve inanılmaz derecede kalındı. Ayla'yı şehvetle sikmemi izlerken o da koca sikine pompalama yapıyordu. İkimiz de adamın dehşet verici sikinin büyüklüğünü hemen fark ettik ve bu görüntü bizi sersemletti.

     Burhan bizim elindeki koca şeye aval aval baktığımızı gördü ve konuşma ihtiyacını hissetti.

     "Yaa, pardon… Kusura bakma Timur… Karın beni de, benim ufaklığı da gerçekten delirtiyor ve adamakıllı düşünemiyorum. Bu ufaklığı dışarı çıkarmamalıydım. Ne olur kusura bakma… Toparlamaya çalışacağım.” Büyülenmiş sikini şortuna geri koymaya çalışırken kızardı, ama tam bu sırada Ayla araya girdi,

     "Yapma Burhan! Ben… İnan bana… Hiç umurumda değil… Yaptığın şeye devam et bence…” Konuştuğu sırada yüzü biraz daha kızardı, fakat komşumuzun elindeki koca aletle göz temasını da hiç kesmemişti.

     Komşumuzun canavarına bakarken çileden çıkmış durumdaydık. Karım etrafında döndü, başını çevirip gözleri ihtirastan kısılmış bir şekilde bana baktı.

     "Sik beni bebeğim.“ diye fısıldadı. İri ve çıplak göğüsleri havuzun kenarında duruyordu, şimdi kollarını uzatmış,  pürüzsüz fayans yüzeyinde tutunarak dinleniyordu. 

    Karıcığım benim sikmemi bekliyordu komşumuza aldırmadan… Ya da onun varlığıyla daha da azmış vaziyette…

     “Ohh… Hadi durma… Sik beni…”

     Bu kadın kimdi? Ve neden ona her seferinde hayran kalıyordum? Benim tutucu, muhafazakar görünümlü, hanım hanımcık öğretmen karım, yabancı bir erkeğin yanında çırılçıplak, sikmem için yalvarıyordu bana…

     Yine saldırmaya başladım. Onu arkadan kuvvetli ve hızlı bir şekilde aldım, o da itici gücüme kalçalarını geriye iterek cevap veriyordu. Hemen yanımızda duran Burhan'a bakıyordu ben onu sikerken… Ve karımın Burhan'a baktığını fark etmem sadece içimdeki tutkuyu daha fazla ateşlemeye yaradı.

     Ayla yüksek sesle inliyordu. Tüm mahallenin onu duyacağından endişelenmeye başladım. Buna rağmen, suyun altında vajinasının diplerine kadar ulaştım ve kalçalarını sıkıca tutup karımı da patlatmaya çalıştım.

     Burhan bizi izleyerek sikini sıvazlıyordu hala… Sarhoştu, alabildiğine tahrik olmuştu, bizi izlerken masturbasyon yapıyordu komşumuz… Bize bakarak… Ahh…

     "Ohhh… Ayla… Senin kadar seksi kadın görmedim hayatımda… Beni bir kaya gibi sertleştirdin. İkiniz de harika görünüyorsunuz.”

     Karımı pompalamaya devam ederken bir kez daha gözümü adama çevirdim ve kocaman sikini tekrar yakından gördüm. Zararsız yaşlı komşumuz dediğimiz adamın böyle bir canavarı şortunun içinde nasıl paketlediğine inanamadım.

     Onunla konuşurken karımın orgazmın eşiğinde olduğunu titremelerinden hissettim.   Bugüne kadar bundan daha fazla heyecanlanamayacağını düşünürdüm karımın… Oysa deliye dönmüş gibiydi. Şehvetli inlemelerinin arasında boğuk bir sesle adama

     "Elindeki çok büyük bir yarak Burhan!“ dediğini duydum. Kulaklarıma inanamadım.

     Karımın daha önce “Yarak” kelimesini kullandığını hiç duymamış olmamın ötesinde, Ayla bu kelimeyi  başka bir adamın sikinin büyüklüğüne iltifat etmek için onun yüzüne karşı kullanmıştı. 

    Ben zaten kırılma noktasını aşmıştım. Ben boşalmaya başlarken karımın az kullanılmış vajinası sikimi sımsıkı sardı, o da kasılmaya başlamıştı. Büyük bir patlama yaşıyorduk, hiç yaşamadığımız bir patlama… Karım sonlara doğru yüksek sesle inledi ve hemen ardından Burhan'ın sesini duyduk.

     "Ahhh… Siktir… Evet… Dediğin gibi sikim kocaman… Tam sana göre yarağım Ayla… Timur… Karın yarrağımı çok beğendi Timur…”

     Sözleri kenetlenmiş çenesi yüzünden dişlerinin arasından tıslayarak çıkıyordu. İkimiz de onun patlamasını izliyorduk. Yarağının ucundan fışkıran spermleri önce havaya, sonra havuzun kenarındaki fayanslara, havuzun suyuna boşalıyordu. Orgazmını izlemek bir harikaydı komşumuzun… Zevkle sikini sıvazlarken boğuk boğuk inliyordu.  

     Sonunda hepimiz durulduk. Devinim sona erdi. Zevk inlemeleri, feryatlar, suyun içinde karımı sikerken çıkan suyun şapırtıları… Sessizlik birden havuz başını kapladı. Her şey koca bir saçmalıktan ibaretti. Sonunda Ayla ve sonra da Burhan tarafından taklit edilen buruk bir kahkaha attım.

     "Tamam komşu… Sanırım vakit geç oldu. Biz eve gidiyoruz.“ dedim, yorgun bir sesle…

     Burhan kendine gelip kalın yarrağını şortuna gizleyerek konuştu.

     "Vay anasını çocuklar… Kasırga gibiydi. Az önce ne oldu?”  Ayla biraz utanarak güldü ve ben de 

     "Hiçbir fikrim yok.“ diye cevapladım komşumuzu… Burhan da ayağa kalktı, utanmış gibiydi, yüzümüze bakamıyordu sanki… Eliyle sehpanın üzerinde ve havuz kenarındaki eşyaları işaret ederek,

     "Bu şeyleri sabah alayım ben…” Alkol karışımını getirdiği sürahi ve bardaklarını söylüyordu.  Evine gitmek için döndü ve “Dünya standartlarında misafirperverlik için teşekkürler.” Bir sırıtma vardı yüzünde bunu söylerken ve ilerledi, köşede kayboldu.

     Eşim bana gözlerinde bir duygu kokteyli ile baktı. Bakıştık. Hiçbir şey konuşmadık. Yapabileceğim tek şey onu öpmekti… Sevgiyle ve tutkuyla…

    image

     Sebep ne olursa olsun, Ayla ve ben birkaç gün boyunca olaydan bahsetmedik. Birbirimizle normalden daha sessiz kaldık. İkimizin de bu deneyimi içimize sindirmek için biraz zamana ihtiyacımız vardı. Havuzda seks bizim için yeni bir olay değildi aslında şimdiye kadar… Ama soru beynimi tırmalayıp duruyordu. Neden yaptık bunu?

     Ayla nihayet bir akşam yemekte konuyu açtı.

     "Geçen gün yaşadıklarımız hakkında konuşmak ister misin aşkım?“ diye sordu yumuşakça.

     "Konuşacak ne var? Bir kaç içki içtik ve inanılmaz derecede güzel, seksi bir kadın iki erkeğin aptalca davranmasına neden oldu.” Durakladım, “Bu dünyanın kendisi kadar eski bir hikaye aslında…”

     "Timur, pek öyle değil…  Biz ikimiz evliyiz ve evli insanlar bu şekilde davranmıyor.“

     "Saçma Ayla. Tonlarca evli çift böyle şeyler yapıyor. Olanlarla ilgili yanlış bir şey yok.” Sesimin tonu istediğimden daha sertti ve bir sonraki sorumu sordum karıma,

     "Neden böyle söylüyorsun? Yoksa pişman mısın?“ Tabağındaki bezelye ile oynuyordu dalgın dalgın,

     "Hayır, ben… Bilmiyorum.”

     Onun güvenini sağlamak, yaptıklarımızın o kadar da kötü bir şey olmadığını anlamasını sağlamak zorundaydım,

     "Biliyor musun karıcığım? Seni hiçbir zaman bu kadar cinsel açıdan özgür, bu kadar çok heyecanlı görmedim. Sanki tamamen farklı bir kadın gibiydin.“ Bu söylediklerim karımın yanaklarının kızarmasına neden oldu,

     "Şeyy… Sanırım eğlendim. Sen de öyle…” dedi kıkırdayarak. Ona gülümsedim,

     "Burhan'ınki kadar eğlenceli değil.“ Sözlerim yanaklarındaki kızarıklığın artmasına neden oldu ve

     "Evet, ne büyük bir sapıklık yaptık, değil mi?” diye güldü.

     "Belki, ama onun bizi izlemekten hoşlandığını söyleyebilirim.“ O günü hatırladıkça sanki yine uyarılmış gibiydi. Dudakları titriyordu. Bu duygu alabileceğim en iyi cevabı verdirdi karıma,

     "Şeyy…  Sikinin o kadar büyük olmasına şaşırdım. Ne kadar kocaman bir yarağı var adamın…” diye cevap verdi. Cümle ağzından kaçtığında, yine kızardı. Çabucak bir özür oluşturmaya çalıştı, “Ben,  özür dilerim… Ben…”

     Eh, neticede ben bir aptal değildim, karımın komşumuzun olağanüstü sikine ilgi duyduğunu biliyordum.

     "Bebeğim, lütfen… Biliyorum. Azgın yaşlı keçinin at gibi yarrağı olduğunu kim düşünebilirdi ki…“

     Karım yine kızardı ve konuşmadan, kendi alemlerimize dalarak yavaş yavaş yemeğimizi bitirdik. Arada onun yüzüne bakıyor, aklından neler geçirdiğini tahmin etmeye çalışıyordum.

     O akşam daha sonra karımla yatakta sevişirken, gerçeği kabul etmeden kaçmasına izin vermedim. Burhan’ın erkeklik organının boyutunu tekrar büyüttüm. Karımın amında gidip gelirken aynı anda komşumuzun erkekliğini tartıştığını duymak beni büyüledi adeta, deli gibi tahrik oldum.

     "Onun yarrağını gördün diye kendini üzme bebeğim… Onun da seni sevdiğini söyleyebilirim. O da seni sikmek istiyordu o anda…”

     Karımı domaltmış,  arkadan vurdurarak sikiyordum bunu söylerken… Dişlerini gıcırdattı,

     "Ne…? Hayır… Ohhh… Ben…“ Yaptığım yorumdan şaşırmış gibiydi karım… Kıçını tokatladım.

     "Yalan söyleme… O koca yarağa nasıl baktığını gördüm senin, pis orospu…”

     "Hayır…  Ben… Ben hiç… Ohh…!  Aşkımm… Hiç o kadar büyük bir yarak görmedim aşkım…” Eğildim ve onu sırtını öptüm, hala pompalıyordum bunu yaparken,

     "Görmediğini biliyorum aşkım… Ve sen de sevdin o koca yarağı…“

     Bu kez yüksek sesle inledi. Deli gibi tahrik oluyorduk bunu konuştukça… Belini pençelerimle tutup makine gibi sikmeye, kasıklarımı vurdurmaya devam ederken,

     "Söyle orospu… Söyle… Sadece itiraf et! O koca yarağa bayıldın sen…”

     "Ohh!“ diye inledi. Dişlerini gıcırdattı, “Güzel! Evet… Sevdim… Çok güzeldi… Ahhh… Ne kadar büyüktü… Ve ne kadar kalın…”

     “Şimdi o sikse seni… O koca yarağını senin sulu amcığına gömse… Ohhh…”

     “Ahhh… Gömsün… Siksin beni… O koca yarağını soksun amıma… Ohh… Bebeğim… Geliyorum…”

     İkimiz de karşılıklı bir orgazm patlaması yaşadık.

     Birkaç gün daha geçti ve o Pazar günü öğleden sonra yaşadığımız olaydan beri Burhan'ı görmediğimizi fark ettim. Sonunda, işe giderken ön bahçede karşılaştık.

     İlk başta biraz garipti. Konuşurken başını kaşıyordu, tedirgin bir şekilde,

     "Ya, kusura bakma Timur. Geçen gün sizin havuzun kenarında pek uygun davranmadım.” Kolunu tutarak adamı yatıştırmaya çalıştım.

     "Bizimle aynı davrandın Burhan, endişelenecek bir şey yok. Üçümüz bir kaç içki içtik sadece…“ Durakladım, bir sonraki birkaç içkiye zemin hazırlamaya karar verdim,  

     "Ayrıca, senin varlığın Ayla'nın yıllardır ilk kez bu kadar gevşemesini sağladı. Senin sayende, nihayet güzel, doyurucu bir seks yaptığımıza sevindim.”

     Bu kez biraz daha rahatlamış görünüyordu,

     "O eşin… Ya, sana söylememe gerek yok aslında, sen daha iyi biliyorsun ya… O başka bir şey… Her Pazar böyle heyecan verici ve eğlenceli şeyler yaşansaydı mutlu bir adam olarak ölürdüm.“

     "Sen ve ben… Dostum, ikimizin de ölmemize gerek yok…” diyerek güldüm. Arabanın kapısını açtım, “Bir dahaki sefere havuz gününü yine birlikte geçirelim komşum… Hepimize iyi geliyor bu…”   Bunu söylerken kendimi alabildiğine rahatlamış ve özgür hissediyordum.

     "Çok minnettar olurum komşum…” dedi Burhan sırıtarak… Ofise giderken, Burhan’ın pek beğendiği eğlenceli ve heyecan verici şeylerin neler olduğu konusunda derin derin düşünüyordum.

     Ertesi sabah uyandıktan sonra biraz da Burhan'ı tekrar görebilmek için yatak odası perdelerini sonuna kadar açtım. Bingo… Oradaydı. Yatak odasında dolaşıyordu, gömleksiz ve sadece bir şortla… 

    Gövdesi kalın, kaslı ve biraz kıllıydı. Benim baktığımı fark etti ve verdiğim selama gülümseyerek, el sallayarak karşılık verdi.  Aptalca bir heyecan dalgası kapladı içimi…

     Ayla duştan çıkıyordu bizim banyoya yöneldiğimde…  Islak, güzel ve seksi vücudu anında beni heyecanlandırmaya başladı,

     "Hayranınız orada hanımefendi, sizi bekliyor.“  dedim.

     Çok erkendi ve ne demek istediğimi hemen anlamadı, “Ne?” diye cevapladı beni, esniyordu.

     "Burhan seni bekliyor.“ dedim gülümseyerek. Kızardı,

     "Ne demek istiyorsun?”

     "Perdeleri açtım ve komşumuza el salladım, yarı çıplak odasındaydı.“

     "Sapık…” Sırıtıyordu bunu söylerken, ama aynı şekilde, üzerine hiçbir şey almadan çırılçıplak çıktı.

     Yüzü kızardı, cesaret vermesi için alkol almamıştı, ama içinde kaynadığını bildiğim şehvet duygusu aynı şekilde etki yapıyordu karımın üzerinde… 

    Pencereye doğru yürürken çıplak ve diri kalçalarının dalgalandığını gördüm, kocaman göğüsleri de kalçaları gibi bıngıl bıngıl oynuyordu. Geniş bir gülümsemeyle,

     "Tamam, bu kadar yeterli canım… Senin düşündüğün gibi bir fantazi için çok erken…“ dedi ve perdeyi kapatmak için harekete geçti. Tam çırılçıplak bedeniyle iki kolunu havaya kaldırıp perdeleri kaydırmak üzereyken, durdu,

     "Ohhh…” Tek duyduğum buydu. Yumuşak bir şekilde, cinsel bir tonla söylemişti.

     Dişlerimi fırçalarken, aralık duran banyo kapısından Ayla’yı izliyordum. Pencereyi göremiyordum durduğum yerden, ya da Burhan’ı… Yavaşça yatağın kenarına oturdu karım… Yatak odasının duvarı boyunca uzanan geniş Fransız pencereden karşıya bakıyordu, komşumuzun evine…

     "Şey, Timur…“ dedi.

     “Efendim canım…” Heyecanla söyleyeceği şeyi bekledim.

     "Komşumuz bana bakarak o büyük et parçasını sıvazlıyor.” Saçma bir şekilde kıkırdadı. İsterik gülüşünü duyduğumda fırçamı neredeyse düşürecektim elimden… Diş macunu dolu bir ağızla cevap verdim,

     "Şaka yapıyorsun.“

     “Hayır…  Ben… Kesinlikle şaka yapmıyorum.  Komşumuz çıplak ve bana bakarak, benim için o büyük yarağını sıvazlıyor.” Bunu söyledikten sonra durdu, dudağını ısırdı. Bir elini apış arasına götürmüş, okşamaya başlamıştı karım…

     “Off… Timur…  Bu şey… Çok büyük aşkım…” Son sözler bir heyecanla ağzından kaçmıştı. Ben ilk kez amcığını bu denli istekle okşarken gördüğüm, içgüdüsel olarak bacakları yayılmış olarak oturan karıma baktım.

    image

     Masturbasyon yapan koca yaraklı komşumuzla karşılıklı bakışarak amını okşuyordu karım… İnanılmaz derecede heyecanlandım. Yarı çıplak gördüğümden beri başını kaldıran sikim bir anda taş kesildi. Karıma  o an sahip olmalıydım.

     "Pekala, Ayla… O kahrolası perdeleri hemen, şimdi kapat canım!” diyerek aynı anda pantolonumu çıkarmaya başladım. Başını zorlukla karşı komşudan çevirip benden tarafa baktı,

     "Aaa, benim için mi kalktı sikin?“ Gülerek söylemişti, ama beni ölçünün ötesinde heyecanlandırdı. Emrimi tekrarladım karıma,

     "Kapat onları! Perdeleri kapat…”

     Gülümsedi, ayağa kalktı. Burhan'a el salladığını gördüm, sanki işe geç kaldığını göstermek için bileğini işaret ediyordu.

     Perdeleri  kapatır kapatmaz ona saldırdım.

     Biz o sabah defalarca seviştik, üç kez boşaldık ve ikimiz de işe gitmedik.

     İnanılmaz derecede yaramaz ve inanılmaz derecede erotik bir değişimdi hayatımızda… Yine de karı koca arasında yaşanan bir cinsel fanteziydi yaşadıklarımız… 

    Evliliğimiz ve cinsel yaşantımız önemli ölçüde değişene kadar birkaç gün pek fazla bir gelişme olmadan geçti.

     Ayla ve ben  birkaç bardak kırmızı şarap eşliğinde güzel bir akşam yemeği yemeyi bitirmiştik. Telefonum çaldığında koltuğumuza uzanıyorduk, Burhan'dı arayan… Tuhaf buldum, çünkü beni tanıştığımızdan beri sadece birkaç kez aramıştı.

     "Komşu…?“ diyerek telefonu açarken bir yudum şarap aldım.

     "Timur.” Şakacı bir sesle cevap verdi.

     "Sana nasıl yardım edebilirim abi?“ dedim. Yüzeyde sesi sakindi, ama sözlerinde gizli bir sinirlilik tonu vardı,

     "Ya dostum, etli yemek yaptığım  güveci fırında unuttum ve kömür gibi yandı da… Yarın bir arkadaşım için parti veriyorum. Bana yardım etmesi için Ayla'yı bir süre ödünç alabilir miyim senden? ”

     Aniden dikkatimi çekmişti söyledikleri, dizlerim heyecanla titreyince yanımdaki koltuğa çöktüm. Karımın bu isteğe nasıl tepki vereceğini bilemiyordum. İşler tamamen kontrolden çıkmaya başlamıştı. 

    Ayağa kalk Timur ve karınla konuş.” diye telkin ettim kendime…  Yavaşça kalkıp diğer odaya doğru yürüdüm,

     "Ben…  Evet komşum. Neden olmasın? Ama o ne diyecek bakalım, sormama izin ver.“ Durakladım, devam ettim, kelimelerimi dikkatle seçerek devam ettim, 

    “Sadece yemekle ilgili mi yardıma ihtiyacın var?” Benimle açıkça konuşmalıydı bu herif, karımı ne için istediğini söylemeliydi.

     "Elbette, yemek için… Ah, bir de… Bende duruyor da hala, bikinisini geri vermek isterim.“

     Karımın seksi bikinisinin onda olduğunu bile unutmuştum.

     "Ah. Elbette… Ama o pazar gününü hatırlayınca biraz utanacak karım… Sanırım o da unuttu sende olduğunu…” Garip bir şekilde güldüm.

     "Güzel! Biraz utanmayı hak ediyor. Bikiniyi fırlatırken benim gibi yaşlı bir adamla alay etti çünkü…“ o güldü. Cevap olarak ne dediğimi, neden söylediğimi bilmiyorum, ama dedim ki,

     "Evet komşum, bu genç karımın şımarıklığı… Bence ona bir ders vermelisin.”

     Biraz şakacı bir tavırla söylemiştim, ama kelimeler ölü gibi havada asılı kaldı. Gergin, iki cambazın bir ipte oynaması gibi bir garip konuşmaydı aramızdaki… Burhan cevaplarken sözlerinin altında gizli bir anlam yüklüydü,

     "Timur, olayın ne olduğunu biliyorsun. Bence bu harika bir fikir… O güzel eşine ders vermeyi çok isterim.“

     Yüzüm kızardı ve garip, şaşkın bir heyecanla doluydum, ama cevapladım,

     "Tamam komşum… Nasıl istersen… Onu sana tekrar göndereceğim.”

     "Sen çok iyi bir adamsın. Karın da senin gibi bir kocası olduğu için çok şanslı…“

     Görüşme bitmiş, ben elimdeki telefona bakıp  duruyordum. Heyecan içindeydim. Yavaşça oturma odasına geri döndüm sonra, uyarılma ifadesini yüzümden atmaya çalıştım. Ayla beni bekliyordu.

     "Kimdi o aşkım?”

    “Burhan aradı, yemek hazırlamak için mutfakta senin yardımına ihtiyacı varmış.”

     Yüzü neredeyse anında kızardı. Eminim, o da, bir bu çağrının neden olduğundan şüpheleniyordu.

     "Ne…? Şimdi, şu anda mı?“ Başımı salladım,

     "Evet. Yarın düzenlenecek bir parti için pişirdiği yemeği yakmış, şimdi de sana ihtiyacı var.” dedim. İstek tamamen normalmiş gibi davranmaya çalışıyordum.

     Aniden o zaten göğüsleri etrafında sarmasını pek sevdiği minik geceliğini giydiğini, yatmak için hazırlanmış olduğunu fark ettim. Tam olarak erotik iç çamaşırı sayılmazdı. Ama ancak kendi evinizde giyebilirdiniz, başka bir yerde giyecek bir şey değildi. Yüzünde heyecan ve karmakarışık duygular belirdi bir anda…

     "Ben… Tamam öyleyse… Komşumuza yemek yapmasına yardım edeyim. Yukarı çıkıp üstümü çabucak değiştireyim bari…“

     "Hayır canım, gerek yok değişmene… Sadece birkaç dakikalığına gideceksin zaten…” dedim. Dik bakışlarla karıma baktım. Ayağa kalktı, yüzü kızarmıştı yine karımın…

     "Burhan’ı pek  tanımıyorum. Bu gecelik yanına gitmek için pek uygun sayılmaz…" 

    Üzerindeki kıyafetini gösteriyordu bana… Şeffaf gecelik kumaşından minicik tanga külodunu görebiliyordum. Sütyen yoktu içinde… Meme uçlarının pembemsi koyuluğu ve kabarıklığı belli oluyordu. Gülümseyerek,

     "Gerçekten uygun değil mi? Biz buraya taşındığımızdan beri Burhan’ın yanında giydiğin neredeyse en kapalı kıyafet bu aşkım…“ 

    Şaka yollu söylemiştim ama söylediklerim neredeyse gerçekti. Havuz başında önce minicik bikiniyle görmüştü karımı, sonra çırılçıplak suyun içinde sevişmemizi izlemişti. Ve yatak odasında çırılçıplak karıma bakarak masturbasyon yapmıştı.

     "Tamam bebeğim. Eğer öyle diyorsan…” Gülümsüyordu karım… Yavaşça arkaya doğru yürüdü ve kapıyı yavaş hareketlerle açtı,  dışarı çıkarken bana son bir bakış attı. Yüzünde yaramaz, şeytanca bir sırıtma vardı.

     "Bir yemek için komşumuza yardıma gideceğim. Tamam…“ Neredeyse böyle olmadığını biliyormuş gibi söyledi bunu… “Sadece bir yemek…”

     Çıktı sonra… Bu kadını seviyordum. Komşumuzun bahçesine doğru yüksek topuklu terlikleriyle yürürken, onu bekleyen yabancı erkeğin evine yaklaşırken ağır çekimde karımı izledim. İncecik şeffaf kısa geceliği bütün güzelliğini meydana çıkarmıştı karımın, uzun ve çıplak bacaklarının üstünde çalkalanan kalçalarını sarıyordu.

     Burhan sanki hazır bekliyormuş gibi karım adımını attığında kapıyı açıverdi. Burhan’ı gördüğümde kalbim hopladı. İri yarı gövdesiyle, gömleksiz ve yarı çıplak arka kapıyı açtı karıma… Bir  şorttan başka bir şey giymiyordu komşumuz, öyle görünüyordu.

     Birbirlerine gülümsediler. Ayla kızardı. Hiç konuşmadılar ve adam kolunu karımın belinin etrafına koyup içeriye soktu. Aniden, gözümün önünden kayboluverdi karım…

     Mutfağını görmek için uğraştım, ama panjurlar kapandı. İçeriden gelen ışık, pencerenin kenarlarından zar zor sızıyordu. Kalbim aniden daha hızlı atmaya başladı, ama kendimi kanepede oturmaya ve beklemeye zorladım.

     On dakika geçti, sonra yirmi… Elimde televizyonun kumandası görmeden zap yapıyordum. Tüm televizyon kanalları  zihnimdeki bulutları dağıtamadı bir türlü… Bir korku kapladı içimi, soğuk soğuk terlemeye başladım.

     Komşumun yatak odasına, karanlığa, perdelerine bakabilmek, karımı görebilmek için yukarı koştum. Komşunun yatak odası karanlıktı. Sanırım aslında mutfaktaydı bizimkiler…  Birkaç dakika daha geçti ve oturma odasında masanın etrafında volta atmaya başladım.

     Yaklaşık bir saate yakın zaman geçtikten sonra aklıma iyi bir fikir geldi. Arka kapıdan çıktım, yavaşça bahçede yürüdüm. Komşunun mutfağına bir göz atmaya çalıştım. Işık yanıyordu ve ocakta bir kaç tencere vardı, ama Burhan ya da eşimden hiçbir iz yoktu.

     Sonunda yan tarafa geçip bahçede sürünmeye karar verdim. En sonunda oturma odası penceresine vardım. Perdenin köşesinde tesadüfi bir boşluk vardı. Ya da ben öyle düşündüm.

     Gördüğüm şey beni iliklerime kadar sarstı, ama aynı zamanda korkunç bir uyarılma hissi yarattı.

     Burhan ve Ayla komşunun geniş koltuğunda oturuyorlardı. Fark ettiğim ilk şey, eşimin geceliğinin beline kadar aşağıya indiği ve onu güzel büyük göğüslerini meydanda bıraktığıydı. Burhan’ın muazzam elleri karımın iri göğüslerini pençeliyor, onlara masaj yapıyor, meme uçlarını sıkıyordu.

     Kafasını zevkle arkaya atmış ve kendini o koca ellere bırakmış olan karımın hafif inlemelerini camın arkasından duyabiliyordum. Sonra büyük bir dehşetle Burhan’ın şortunun ayak bileklerinin etrafında olduğunu fark ettim.

     Kocaman, kalın ve büyük yarağı açıkta duruyor ve yukarı doğru yükseliyordu. Tarifi imkansız derecede büyüktü aleti… Ayla'nın narin elinin o koca yarağın etrafına sarıldığını görünce neredeyse çöküyordum.

     Karım elindeki aleti büyük bir zevkle, huşu içinde sıvazladı. Parmakları komşumuzun etkileyici direğine yavaşça yukarı ve aşağı masaj yaptı. Adamın ağır görünen taşakları karımın narin elinin hareketleriyle   yukarı ve aşağı hareket ediyordu. Küçük, ince parmaklarının yarağın kalın çevresini tamamen kuşatmasının hiçbir yolu yoktu.

     Manzara karşısında ağzım dilim kurudu, gözlerim genişledi, dizlerim titredi. Daha ben ne yapacağımı düşünemeden, bir  tepki vermeden önce Burhan bir anda patladı. Onun inanılmaz, koç yumurtası kadar büyük toplarının nabız gibi hareket ederek yukarıya çekildiğine tanık oldum.

     Kalın tohum şelalesi o koca yarağın ucundaki delikten adeta fışkırarak boşalmaya başladı. Beyaz köpüklü spermler, olayı Burhan için tatmin edici bir orgazmla taçlandırmak için pompalamaya çalışan Ayla’nın elini kapladı.

     Burhan, karımın dokunuşundan gelen inilti, zevkle kendinden geçmiş vaziyette, başını geriye yasladı. Duvarın arkasına eğildim, dinledim, sersemlemiştim. Karımın şaşkın sesini duydum,  

     "Vay canına Burhan, çok fazla boşaldın. Nerede biriktirdin bu kadar spermi?”

     "Teşekkür ederim sevgilim. Bunlar benim büyük taşaklarımın imalatı…” Durdu, gülerek devam etti. “Tanrım, bu harikaydı. Böyle bir şey yapmamızı ne kadar çok istediğimi bilemezsin.”

     Ayla'nın sesi gergindi, kafası karışıktı, erkeğin boşalmasına rağmen kule gibi dimdik duran sikinden gözünü ayıramıyordu.

     "Bunu yaptığımıza inanamıyorum! Timur beni öldürecek!”

     Burhan’ın sesi karıma beklediği güven duygusunu  vermiş gibiydi. Geceliğini tekrar yukarıya çekip çıplaklığını örttüğünü görmeyi bekleyerek içeriye baktım.

     Hayır, geceliğini çıkarıp atan Ayla’yı kucağına oturtmuştu Burhan, dudaklarını kemirircesine öpüyordu. Karım da büyük bir şehvetle ona karşılık veriyordu.  

    Karım adamın kucağında yükselerek alttan o odun parçası gibi yükselen erkekliğin üstüne oturmaya çalıştı. Dudaklarını ısırarak hedefi bulduğunda oturmaya başladı. İnlemelerini duyabiliyordum.

     “Ohhh… Burhan… Canım yanıyor. Çok büyüksün… İkiye ayrılıyorum sanki… Çokk… Aahhh…” Burhan cevap bile vermedi karıma… Homurdanarak karımın koca memelerine yumulmuş, dudaklarıyla uçlarını ısıra ısıra emiyor, dilini dolaşırıyordu.

     O koca kule az sonra karımın bacaklarının arasında kaybolmuş, amcığına gömülmüştü. Oturup kalkmaya başladı karım… Çok sürmeden feryat figan boşalmaya başladı. Burhan’ın kalın sikine geçirilmiş bir işkence mağduru gibi dakikalar boyu titreyerek, sarsılarak orgazm oldu.

     Sonunda duruldu, yavaşça erkeğin kucağından kalktı. Amcığı sırılsıklam, dudakları genişlemiş vaziyetteydi. Gözleri yarı kapalı, eliyle amını okşayarak yatışırmaya çalıştı bir müddet… Sonra eğilip yerden geceliğini aldı, üstüne geçirdi. Burhan oturduğu koltuktan kalkmadan seksi karımı izliyordu sikini sıvazlayarak…

     "Timur’dan korkma canım… Kocan senin yaramaz bir kız olmandan hoşlanıyor, Ayla. Yaptığımız şeyi sevecek.“ Karım sinirli bir şekilde görüş alanımdan çıktı ve kapıya doğru giderken,

     "Umarım sen haklısındır…” dediğini duydum.

     Evimize geri döndüm,  oturma odamızdaki kanepeye neredeyse uçarak daldım. Umutsuzca kendime çeki düzen vermeye, olan bitenlerden pek sarsılmamış gibi görünmeye çalıştım. Hemen ardından  sürgülü kapının yavaşça açıldığını duydum ve darmadağınık eşimin odaya girdiğini gördüm.

     Saçları dağınıktı ve nefes alışverişleri hızlıydı. Geceliği kırış kırış bir haldeydi ve yüzünde beni görünce dehşete kapılmış bir ifade belirdi. Ayağa kalkıp yanına gittim. Karıma hiç bu kadar ilgi duymamıştım. Hiçbir şey söylemeden durdum. Onu kolundan tutup kanepeye attım,

     "Timur… Aşkım…  Dur, bekle bak…“

     "Kapa çeneni.” dedim sert bir sesle… 

    Geceliğinin eteğini kaldırmamla sırılsıklam ıslak kadınlığı açığa çıktı. Karımı ters çevirdim ve arkadan inanılmaz bir telaşla  sertleşmiş sikimi bir hamlede amcığına gömdüm. 

    Onu hiç bu kadar sırılsıklam hissetmemiştim. Gerçekten az önce kocaman komşu yarağını içine almış olan vajinası biraz genişlemiş ve acaip ıslaktı.

     "Allah kahretsin Ayla. Bir sürtük gibi, bir orospu gibi davrandığında seni çok seviyorum aşkım…“ Kıçını daha önce hiç olmadığı kadar tokatladım. Yüksek sesle inledi,

     "Ah Tanrım Timur! Ah hayır! Ben kötüydüm, çok üzgünüm!”

     "Onun büyük yarağıyla oynamak ister misin, seni kirli küçük orospu? Söyle bana… Burhan’ın yarağını yemek ister misin tekrar?“

     Kalçalarını yakaladım ve öfkeyle sikimi amına vurdurarak gidip gelmeye başladım.

     "Ohhh! Hayır! Nasıl?” Ayla onu alırken yüzünü yastıklara gömdü. Az önce komşumuzun koynunda neler yaptığını bilmemden duyguları karma karışıktı. Fakat, zevk ve utanç birbirine geçmiş vaziyette olayın üstesinden geldi. Bu kez benimle sevişiyor, benim tatminim için uğraşıyordu. Hatırlayabildiğim kadarıyla onu hiç bu kadar azgın görmemiştim.

     Karım benim sert hareketlerimle tekrar yükselmeye başladı. Zevk kasılmalarını, sikimi saran vajinasındaki isterik kasılmalarını hissedebiliyordum. Çok güçlü bir şekilde, neredeyse bağırarak başını kanepenin üstündeki yastıklara gömerek sarsıla sarsıla boşaldı.

     Karımın orgazmını görmek benim kendi patlamama neden oldu ve ben de tohumumu onun içine olduğu gibi boşalttım, sırtına çöküp kaldım.

     Yavaşça birbirimizden ayrıldık, nefes nefese, kan hücumuyla kırmızılaşmış yüzlerimizle…

     Nefesi düzene girer girmez ona baktım,

     "Bana ne olduğunu anlat. Bana her şeyi anlat.“ Oturdu, toplandı. Gergin ve garipti, hala ağır nefes alıyordu.

     "Ben… İçeri girdim ve çoğunlukla  mutfaktaydık.” Konuşurken kekeliyordu, “O… O, mutfakta bana çok fazla yakınlaşıyordu ve onu hissedebiliyordum. Heyecanlıydı. Etrafımda dolaşması, benimle ilgilenmesi, geceliğimin açıklığı…” Utanarak yüzünü elleriyle kapadı. Ellerini tutup çektim,

     "Sorun değil bebeğim, duymak istiyorum. Söyle.“

     "Fırının önündeyken arkamdan geldi ve göğüslerimle oynamaya başladı… Bu… Bir ateş kapladı içimi… Utanarak durmasını söyledim.” Sikim sertleşmeye başlamıştı anlattıklarıyla…

     "O ne dedi? Bir şey söyledi mi?“

     “O… Aah, sadece göğüslerimi çok beğendiğini, sevdiğini ve onları yeterince okşayamadığını söyledi…” Durakladı, o anı tekrar yaşıyordu sanki… Heyecan kaplamıştı o anı anlatırken…

     "Yemekleri bitirdikten sonra kapağı kapattım ve birkaç dakika fırınla oyalandım. Döndüm ama ayrılmadan önce beni kucaklayıp oturma odasına çekti ve kanepeye oturttu.”

     Derin bir şekilde kızardı, anlatırken koltuğunda titriyordu,

     "O…  Göğüslerimle oynamaya devam etti. Kocaman elleri vardı Timur, parmaklarıyla memelerimi mıncıklayıp durdu. Orada öylece oturdum, karşı çıkamadım, donup kaldım.”

     “Sonra..? Devam et aşkım… Sonra ne yaptı? Sen zevk almadın mı o memelerini okşarken?”

     “Yani… Uçlarını parmaklarıyla ezip duruyordu. Zevk almamak, heyecan duymamak mümkün değil ki aşkım… Sonra… Bir saniye durdu ve bir anda şortunu aşağıya indirdi. O koca yarak dışarı fırladı.“

     Açıklanmayacak şekilde tekrar sertleşmeye başladım. Karımın her cümlesine, her kelimesine asılı kaldım. Beynimde yankılanıyordu anlattıkları… Karımla komşumuz arasında yaşanan porno sahneleri sanki ben oradaymışım gibi gözümün önünde canlanıyordu…

     Kızarması arttı, gözlerini benimkinden kaçırdı,

     "Bana hoşuma gidip gitmediğini sordu.” Boğazım aniden kurudu,  heyecan içinde üsteledim,

     “Devam et. Sen ne dedin?“

     “…  Ben… Ona sikinin bu kadar büyük olmasını sevdiğimi söyledim.” Durakladı ve   derin bir nefes aldı. “Elimi tuttu ve yavaşça sikine indirdi. Büyülenmiş gibiydim. Bana ne oldu bilmiyorum ama ben sadece…  Bilmiyorum!”

     "Tamam bebeğim… Peki, başka ne oldu?“ Dudağını ısırdı,

     "Bana büyük yarağıyla oynamamı ve onu boşaltmamı söyledi…” Durakladı ve devam etti, “Ben de öyle yaptım. Onu boşalttım”

     "Ohh…” Ben cevap veremedim, nefessiz, soluksuz kalmıştım.

     "Ah bebeğim ne yapıyoruz !? Bu çılgınca!“ Çığlık attı adeta, yüzünü şaşkınlıkla ellerine gömdü. Ben bacaklarını çekerek, ıslak amcığını ortaya çıkardım okşayarak karıma cevap verdim. Onu yavaşça kanepeye ittim ve erkekliğimi onun amının kıvrımlarına hizaladım,

     "Sen sonunda yaramaz bir kız oldun canım… Ve ben senin cezanı vereceğim şimdi…”

    image

     Birkaç gün daha geçti ve eve geç geldim. Eve girdim ama arabasının ön tarafta olmasına rağmen karımı evin hiçbir yerinde bulamadım. Merak etmiştim. Telefonu çıkarıp bir mesaj gönderdim,

     ”Neredesin?“ Birkaç saniye geçti ve

     ”Yaramazlık yapıyorum ;)“ diye bir cevap aldım, mesajı gülen yüz göz kırpmasıyla kapattı.

     Kan basıncım hemen yükseldi, Burhan’ın evine bakmaya çalıştım ama fazla bir şey göremedim.

     ”Ne yapıyorsun akım?“ diye yanıtladım.

     Odanın etrafında dolaştım, bir dakika geçti ve sonra bir mesaj aldım.

     Herhangi bir pornodan daha uyarıcı küçük bir telefon videosuydu. Eşim Burhan'ın büyük ve kalın aletini yukarıdan aşağıya öpüyor, dudaklarını yumruk gibi başının etrafına sarıyor ve mümkün olduğunca  ağzına et dolduruyordu.

     Küçük elleri adamı zevkten havaya uçururken ağır toplarına masaj yapıyordu. Emzirmesinin sesleri beni kendimden geçirdi ve içgüdüsel olarak kanepeye çöküp kaldım. Telaşlı parmaklarımla fermuarımı açtım ve sikimi açığa çıkardım. Sevgili karım komşumuzun erkekliğinde ağzını ve dilini kullanıyordu.

     Burhan'ın zevkten bayılan sesini kayıttan duydum,

     ”Mmm. Harikasın… Evet bebeğim… Şu koca yarrağı em bakayım…“

     Burhan telefonunu önlerinde tutuyordu, ama gördüğüm tek şey, erkeğin büyük yarağı ve azgın karımın güzel yüzüydü. Karımın dudakları ve dili adamın sikini zevkle sağlıyordu.

     Bir an durdu karım, ıslak ağzıyla kameraya baktı ve şeytanca gülümsedi. Daha sonra erkeğin devasa sikinde dolaşan etli dudakları, aşağıdan yukarıya ıslak öpücükler kondurmaya başladı.

     ”Hassiktir… Ohh… Harikasın bebeğim… Dostum… Timur… İzliyor musun? İyi bak… Bu senin karın Ayla. Hadi canım, kocana bu büyük yarağı ne kadar sevdiğini göster.“

     Bir kıkırdama duydum ve video durdu.

     Hemen tekrar oynattım ve patlamadan önce ikinci izlemeye sadece birkaç saniye dayanabildim. Kendimi tutamadım artık, oturduğum yerde fışkırmaya başladım. Boşalmam bitince tekrar telefona sarıldım,

     ”Seni görmem gerek.“ Ona acilen, çılgınca mesajlar  attım. Birkaç dakika sonra bir cevap,

     ”Birazdan evde olacağım hayatım… Bu aygırı iyice boşaltmadan bırakmaz beni.“

     Kanepeye doğru eğildim, tuhaf bir rahatlama dalgası kaplamıştı beni, neredeyse bir anlık transa girmiş gibi hissediyordum.  Boşalmanın verdiği rehavetle tam bir uykuya sürüklenmek üzereyken komşumuzun tarafındaki sürme kapı açıldı. 

    Ayla içeri girdi, darmadağınıktı yine… Aslında okulda çalışırken giydiği elbiseydi üzerindeki, ama düğmeleri kopmuş, yakasına ruj bulaşmıştı.

     Aşağıya baktı ve benim az önce boşalan sikimi gördü, yumuşamıştı, bacaklarımın arasından sarkıyordu. Gülümsedi.

     “Yani… Sanırım videoyu beğendin aşkım, öyle mi?”

     Ona baktım, ama cevap veremedim. Sadece başımı sallayabildim.

     Tekrar gülümsedi, kıkırdayarak,

     "Dişlerimi fırçalamam lazım bebeğim… O kadar çok boşaldı ki azgın köpek…”

     Karım güzel kıçını sallaya sallaya merdivenlerden yukarı çıkarken arkasından baktım.

     Bunun olacağını hissediyor ve bekliyordum. Ve ertesi Pazar günü kaçınılmaz olarak beklenen oldu. Karım ve komşumuz her zaman olduğu gibi bizim havuzun etrafında çıplak vaziyetteydi. Suya girip çıkıyorlardı, öpüşüyorlardı, sevişiyorlardı.

    Mayosu olmayan ve havuzun etrafında çıplak dolaşan Burhan’ın büyük yarağı tamamen gözümün önündeydi.  Eşim bütün öğleden sonra koca yaraklı komşumuzla benim yanımda oynaştı.  Bazen havuz sandalyelerinden birine oturduğumda o da oturup erotik gevşemenin keyfi içinde benimle flört ediyordu.

     Hepimiz içiyorduk, Burhan'ın hazırladığı ünlü kokteyl kadehleri ağır bir şekilde tüketiliyordu. İnanılmaz derecede tuhaf bir öğleden sonraydı. Ama neredeyse tüm bu zaman boyunca taş gibi sertleşmiş durumdaydım. Özellikle de ikisinin sessizce su yüzeyinin altında birbirleriyle oynadığını fark ettiğimde…  Az bile söylemiştim, gerçeküstü bir Pazar öğleden sonraydı.

     Aniden uyandım. Geceydi, şezlongta sızıp kalmışım. Verandaya bakıp ortalıkta kimseyi göremeyince içimi merak kapladı. Garip bir duyguyla ayağa kalktım. Sersem gibiydim, gündüz içtiğim bolca alkol hala sistemimde dolaşıyordu. İlk başta büyük bir sessizlik vardı, ama bu sessizlik  uzak bir inilti tarafından bölündü.

     Duyduğum inilti uzak ve boğuktu, ama eşime ait olduğunu anladığımda korku sardı içimi…  Panikledim, sesin nereden geldiğini bilmiyordum. Evin içine koştum, etrafıma baktım. Oturma odasında değildi. 

    Merdivenleri uçarcasına çıkarak yatak odamıza daldım. Orada da değildi, neden olsun ki? Bir an durdum, merak ve korku duygusu içimi kemiriyordu. Tam da ayrılmak için döndüğümde onları gördüm.

    Bizim yatak odası karanlıktı, ama Burhan’ın karşıdaki yatak odası parlayan ışık altında ayna gibi görünüyordu. Oradaydı karım…  İkisi de çırılçıplaktı. Karım adamın yatağındaydı, dört ayak üzerine yayılmıştı. Zevkle inlediğini görebiliyordum kafasını geri atarak…  

    Burhan onu  arkadan becermek için yaklaşmıştı. Karımın büyük göğüsleri ileri geri sallanan iki top gibiydi. Arkadan karıma bindirmeleri oldukça güçlüydü ve o kalınlığını ezbere bildiğim yarağıyla karımın amına girip çıkarken kürek gibi elleri ince belini sıkıca tutuyordu. Her ikisinin bedeninde, neredeyse saatlerce çiftleşiyormuş gibi net bir ter parlaklığı vardı.

     Yatağımızın kenarına çöktüm. Derin bir ürperiş bir anda vücudumu sardı. İçimde dönüp duran duyguların kokteyli eziciydi. Erotizm, utanç, tahrik, heyecan, alçalma, küçülme… Ama hepsine hakim olan şey korkunç bir cinsel uyarılmaydı. Sikimi açığa çıkardım, ancak fiziksel provokasyon olmadan bile patlamaya yakın olduğum için ona dokunmaya cesaret edemedim.

     Karımı daha önce hiç böyle görmemiştim, daha önce hiç böyle şehvetle bağırdığını duymamıştım. Aramızdaki  iki cam bölmeyi bile aşıp gelen zevk iniltileri inanılmazdı. Karım adamın seks oyuncağı gibi parmaklarıyla çarşafı kavramış sürekli inliyordu. Adam kalın yarağıyla vajinasına her daldığında deli gibi çığlık atıyordu.

     O anda, Burhan’ın benim hiç yapamadığım kadar karımın kadınlığının hiç ulaşamadığım alanlarına daldığını biliyordum. Vajinal sinir uçlarını serbest bırakma zevkine ulaştığını biliyordum.

     Aniden onları izlerken ağzımın tamamen açık olduğunu fark ettim. Burhan uzandığında dehşet içinde onlara baktım. Karımın göğüslerini tutarak sikerken şişe geçirir gibi kendine çekiyordu bedenini…

     "Oh bebeğim, sikimi seviyor musun?“ dedi Burhan. Onları zar zor duyabiliyordum, ama dudaklarının hareketleri sesin zayıf geldiği anlarda konuşmalarını anlamamı sağladı.

     "Ahh… Evet… Onu seviyorum. Çok seviyorum. İstiyorum.” Karım inleyerek yanıtladı adamı…

     Yavaşladı sonra, karımı belinden çekip onu yatağında döndürdü, sırtüstü yatırdı. Önü, kadınlığı şişmiş, kabarmış ve sırılsıklam görünüyordu. Erkeğin masif organı, karımın içinden fışkıran gerçek dışı miktardaki zevk kremiyle kaplanmıştı. 

    Sikinin gövdesi boyunca neredeyse dolu dolu bembeyaz bir köpük görüntüsü vardı. Ayla'nın bana bu kadar kadınlık özünü verdiğini daha önce hiç görmemiştim. Aldığı zevkin derecesini anlayabiliyordum.

     Eğildi ve karımın göğüslerini ve sonra dudaklarını öptü. Kasıklarındaki devini bir kez daha karımın cinsel organına hizaladı, yavaşça kendini içine itti. Kalın sikinin gövdesinin karımın amcığını ikiye yarmasıyla büyülenmiş vaziyetteydim. Adama karşı bir hayranlık uyandı içimde… 

    Karımın sırılsıklam kalçalarının etini esnetiyor ve kucaklıyor, asla bırakmıyordu. Ayla’nın zevk kaynağı am dudakları adamın kalın sikinin etrafını sımsıkı sarmış vaziyetteydi.

     Bacaklarını kaldırdı karım, yüksek sesle inledi, güzel ayakları adam içine girerken havada kasıldı. Onu bir kez daha pompalamaya başladığında narin ayak parmaklarının kıvrıldığını izledim. 

    Büyük topları, karım onu içine alırken dolgun kıçının minik deliğine tokat atmaya başladı. Kollarını erkeğin boynuna sardı, kendine çekip yapıştıkça göğüsleri birbirine yapıştı. Karımın iri memeleri adamın geniş göğsünde eziliyordu.

     Odanın karanlığında yüksek sesle çalarak telefonumdan aniden şaşırdım. Her nasılsa, Ayla arıyordu.

     Cevap verirken titriyordum, “Merhaba?” Salak gibiydim. Karşımda sevişen çifte baktım. Telefon karımın elinde bile değildi. Yakında, yastıkların altında bir yerde olduğunu ve çağrının yanlışlıkla temas sonucu olduğunu fark ettim.

     Çiftleşmelerinin şu anki net sesleri rahatsız ediciydi. Zevk çığlıklarını duymak beni derinden sarstı. Telefonu hoparlöre ayarladım, yenilgi içinde yan tarafıma fırlattım.

     "Bana o kocaman yarağını ver Burhan! Ben onu seviyorum! Sik beni… O koca yarağınla sik beni…“ İnliyordu durmadan, sarhoş edici, gerçeküstü inlemeler…

     "Ben de  bu sıkı amcığı çok seviyorum bebeğim… Kadınım, sen dünyadaki en seksi şeysin. Kocan sikemiyor seni yavrum… Benim gibi sikemiyor. Senin hak ettiğin gibi sikemiyor seni… Ohhh… Doyuramıyor seni…” Karımın içine yarağını iterken ayı gibi homurdandı.

     Ayla'nın inlemeleri ateş topları haline geldi ve yatağın bitmek bilmeyen gıcırtısı, bellerinde güçlü bir şeye, çok yoğun   bir orgazmın demlenmesine yol açıyordu.

     "Oh! Oh! Oh Sik beni! Burhan! Yine yapacaksın… Ben, ben… Ben yine geliyorumm !!“

     İnilltileri vahşi bir hayvan gibi ilkeldi. Bacakları adamın belinin etrafına sarılmış, ayak parmakları kıvrılmış ve aşağı doğru kilitlenmiş gibiydi. Görebiliyordum.  Vücudu, hayatının en güçlü orgazmı onun bedenini sardığında sarsıntılarla patladı.

     Burhan kükredi, cinsel zirveye o da katıldı, 

    “Ohhh… Ayla… Senin bu evli amcığına döllerimi boşaltacağım! Aaahhh… Kocan sana hiç bu kadar boşalmayacak bebeğim benim… Oohhhh…”

     Adamın büyük topları boşaldı, karımın istekli rahmine olması gerektiği kadar büyük bir tohum yükü indirdi.

     Tutkuyla kucaklaştılar ve öpüştüler. Sonunda yuvarlandılar ve birbirlerinin yanına uzandılar. Burhan’ın masif organı şimdi bacak arası boyunca gevşek ve geniş uzanıyordu. 

    Eşim ağır ağır nefes alıyordu ve ben onu kadınlığının hala titrediğini, bacaklarının kasıldığını gördüm. Elini karnına dayadı, kıkırdayarak, geniş ve mutlu bir vaziyette gülümsedi. Burhan karımın çıplaklığına hayran hayran bakarak,

     "Sanırım evli kadını sikme fantezimi biraz uzattım. Nasıl buldun peki tarzımı? Beğendin mi?“  Karım, cinsel rahatlamanın verdiği rehavetle gevşek bir şekilde güldü,

     "Bunun gibi mi? Bir erkeği böyle boşaltabileceğimi bile bilmiyordum… Bu büyük yaraktan yeterince yararlanacağımı sanmıyorum. Doyamıyorum senin sikine ben…”

     Elini adamın erkekliğine koydu, dinlenirlerken sikinin gövdesini parmaklarıyla, nazikçe okşadı.

     Adam karıma gülümsedi, üzerine eğildi ve onu tekrar dudaklarından öpmeye başladı,

     "Bu yüzden komşuyuz bebeğim. Seni durmadan sikeceğim Ayla. Şimdi …“ Sonra durakladı, karımı çevirerek kıçını tokatladı.

     "Ama şimdi kocana geri dönmelisin. ”

     Benden bahsediyorlardı. Boynuzlu kocadan… Aşağıya, kasıklarıma baktığımda istemsizce boşaldığımı fark ettim. Her yeri batırmıştım, spermlerim komşumun yatak odasından gelen ışıkta parlıyordu.

     Karıcığımın sikildiği o bol ışıklı yatak odası, dev ekranda bir porno film izler gibi tahrik etmiş, bitirmişti beni… Hele o porno  oyuncusunun benim karım olması harika bir histi doğrusu…

    Zorlukla kalktım, dizlerime inmiş pantolonumu da çıkarıp soyundum. Kalkıp ışığı yaktım, yatak odam aydınlandı. Pencerenin önüne geldiğimde beni fark ettiler. Elimi salladım… 

    Gülerek bana baktılar. Karım ve komşum, ortağım… Onlar da gülerek el salladılar yattıkları yerden… 

    image